Törende rahmetli Mehmet Akif İnan’ı hayırla yad eden Bakan Tekin, kontrol ve denge mekanizmalarının zayıfladığı bir dünyada güçlü olmanın bir tercih değil mecburiyet haline geldiğini ifade etti. Bu gücün zulmetmek için değil, zulümden korunmak ve hakkı savunmak için gerekli olduğuna dikkat çeken Tekin, “Teknolojide güçlü, ilimde güçlü, stratejik akılda güçlü ama en önemlisi maneviyatı güçlü nesiller yetiştirmek zorundayız” dedi.
“Tarihimizi anlattığımız için eleştiriliyoruz”
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile dünyayı bilen ama kendini de tanıyan, köklerini inkâr etmeden ufkunu genişleten bir nesil hedeflediklerini söyleyen Bakan Tekin, “Tarihimizi anlatıyoruz, ecdadımızın yaptıklarını öğretiyoruz, kültürümüzü çocuklarımızla buluşturuyoruz diye ‘gerici’ yaftası yapıştıranlar çıkıyor. Oysa tarih bilinci olmayan milletler, başkasının yazdığı hikâyede figüran olmaya mahkûmdur” ifadelerini kullandı.

“Milli iradeye yönelik tehditler normalleştirilemez”
Konuşmasında güncel siyasi gelişmelere de değinen Tekin, uluslararası sistemde hukukun güçlü olanın keyfine göre şekillendiği bir döneme girildiğini belirterek, milli iradeye yönelik tehditlerin sıradanlaştırılmasına karşı durulması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin darbe çağrışımı taşıyan her türlü yönteme karşı mesafesini koruyacağını söyleyen Tekin, bu duruşun arkasında güçlü bir tarih şuuru ve devlet geleneği bulunduğunu dile getirdi.
Bakan Tekin, bu iradenin Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde şekillendiğini belirterek, milli iradeyi ve insan onurunu korumanın temel bir devlet politikası olduğunu ifade etti.
Program, ödül alanlara plaket takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.




