Günümüzde otel odaları denildiğinde akla gelen beyaz yatak anlayışı aslında sanıldığı kadar eski değil. Otelcilik sektöründe bu yaklaşımın yaygınlaşması 1990’lı yıllara dayanıyor. Dönüm noktası ise uluslararası bir otel zincirinin aldığı radikal kararla başladı.
O dönemde bazı büyük zincirler, tesislerinde kullanılan renkli yatak çarşaflarını tamamen kaldırarak beyaz yatak konseptine geçti. Bu değişiklik beklenenden çok daha büyük bir etki yarattı. Misafirlerin önemli bir bölümü, odaların baştan sona yenilendiğini düşünürken, gerçekte yapılan tek değişiklik yatak tekstilinin rengi oldu.
Beyaz olmasının asıl sebebi
Yapılan araştırmalara göre otellerde kullanılan yatak çarşaflarının yaklaşık yüzde 80’i beyaz renkten oluşuyor. Bu tercih yalnızca estetik bir alışkanlık değil, aynı zamanda güçlü bir algı yönetiminin parçası.
Beyaz renk, otelcilik sektöründe saflık, hijyen ve temizlik kavramlarıyla özdeşleşmiş durumda. Konaklama tesislerinin misafirlerine vermek istediği temel mesaj da bu değerler üzerine kuruluyor. Beyaz çarşaflar, odanın temizliğini gözle görülür şekilde ortaya koyarak konuklara güven veriyor.
Uzmanlara göre beyaz yataklar, konaklayan kişilerin zihninde rahatlama ve huzur hissi oluşturuyor. Olası lekelerin ya da kirlerin beyaz zemin üzerinde daha kolay fark edilebilmesi, “acaba temiz mi?” sorusunu da ortadan kaldırıyor.
Otel tarzı nasıl yansıtılıyor?
Her ne kadar yatak çarşafları beyaz tercih edilse de, oteller kendi konseptlerini yansıtmak için farklı dokunuşlara başvuruyor. Renkli dekoratif yastıklar, yatak koşucuları ve çeşitli tekstil aksesuarları sayesinde hem sade görünüm korunuyor hem de otelin tarzı yatağa taşınıyor.
Bu sayede beyazın verdiği temizlik ve hijyen algısı korunurken, odalarda görsel zenginlik de sağlanmış oluyor.





