Almanya Parlamentosu'nun 2 Haziran’da oylayacağı soykırım tasarısı üzerine Manisa Azerbaycan Kültür ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Şentürk Hoşgül, "Bazı devletlerin Hocalı’yı, Şusa’yı, Bakü’yü görmezden, duymazdan gelmeleri nasıl bir anlayış ve yaklaşımın ürünüdür çözmüş değiliz.” dedi.
Şentürk Hoşgül şunları söyledi, "Son zamanlar da gündemi meşgul eden ve Alman Parlamentosu'nda 2 Haziran perşembe günü oylanacak olan, 1915 Ermeni tehcirini "soykırım" olarak niteleyen tasarıya verilen başlığın, "Ermeni ve öteki Hristiyan azınlıklara 101 yıl önce uygulanan soykırımı anma ve hatırlama" olarak verilmesi dikkat çekmektedir.
24 Nisan 1915' tarihinin etnik temizliklere, hatta soykırıma bir örnek olduğunu savunup, her yıl 24 nisan arifesinde soykırım iddialarında bulunanların iyi bildikleri bir şey var ki o da 'Hocalı' dır, 'Şusa'dır , 'Bakü' dür, orada soykırıma uğrayan soydaşlarımızdır, ve unutulmamalıdır ki soykırım zaman aşımına tabi olmayan bir suçtur.
Bazı devletlerin Hocalı’yı, Şusa’yı, Bakü’yü görmezden, duymazdan gelmeleri nasıl bir anlayış ve yaklaşımın ürünüdür çözmüş değiliz. Bu necip Millet, tarih ile yüzleşmekten bu zamana kadar kaçınmadı. Tarih ile yüzleşmekten kaçınanlar birkaç kalem oyunu ile tarihe kara çalmaya çalışmaktadır. Ülkemizin üniter yapısı başta olmak üzere bu ve benzeri konularda ki duruşunu, gücünü tüm dünyaya kabul ettirdiği bir dönemde bazı ülkelerce bu soykırım iddialarının git gide destek bulması düşündürücüdür.
1915 Olayları'nı Alman Meclisi'nin "soykırım" olarak niteleyeceği çalışmalar, Pontuslu Rumların da aklına yatmış olacak ki kendilerine soykırım uygulandığının tespit edilmesi için çalışmalar yapıldığı belirtilmiştir. Unutulmamalıdır ki Başbakan Yardımcısı sayın Numan Kurtulmuş'un da belirttiği üzere "1915 olaylarının aydınlatılması parlamentoların değil, bağımsız tarihçilerin işidir."
Bu tür iddialar ile bize hiza vermeye çalışanlar, eğri çizgilerden doğru çıkmayacağını iyi bilmeliler ve çizdikleri bu yolu bir kez daha gözden geçirmelidirler.
Kanı ile bedel ödeyerek yazılmış bir Ülkenin tarihini, iftiralarla karalamaya çalışanları, içi boş iddialar yerine tarihle yüzleşmek adına cesaret göstermeye davet ediyor, bu konuların bağımsız tarihçilerin görev alanı olduğunu tekrar yineliyoruz. Son olarak Almanya parlamentosunu, Ülkemizin hassasiyetlerinin göz önünde bulundurularak sağduyulu davranmaya davet ediyoruz."