Manisa’nın unutulmaz ismi Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı merhum Ferdi Zeyrek’in anısını yaşatmak ve hayallerini gerçeğe dönüştürmek amacıyla kurulan Ferdi Zeyrek Vakfı’nın Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Zeyrek, kapılarını gazetemiz muhabiri Eylem Tunç’a açtı. Vakıf Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Zeyrek, eşinin vefatından sadece iki hafta sonra kızı Nehir ile birlikte aldıkları bu ulvi kararın perde arkasını paylaştı.

"BU BİR İYİLİK HAREKETİ"

Vakfın kuruluş sürecinde Türkiye’nin en köklü kurumlarından Darüşşafaka’yı model aldıklarını belirten Nurcan Zeyrek, ilk protokollerini de 10 öğrenciye burs sağlayarak bu kurumla imzaladıklarını söyledi.

Zeyrek, “Ferdi’nin çıkış sloganı ‘Manisa İçin’ idi. İlk imzayı atarken ‘Ferdi, senin için, Manisam için’ dedim” sözleriyle duygusal anlar yaşadı.

Nurcan Zeyrek Vakfın Kuruluş hikayesini şu sözlerle anlattı:

Manisaspor deplasmanda kazandı: 2-0
Manisaspor deplasmanda kazandı: 2-0
İçeriği Görüntüle

“Eşim, vefat ettikten sonra çok kısa bir süre zarfında, böyle durumlarda yani beklenmedik travmatik vefatlarda ve Ferdi Zeyrek gibi bir eşiniz varsa, bir babanız varsa şöyle bir psikolojiye giriyorsunuz. Biz şimdi ne yapabiliriz? Ferdi bizden ne isterdi? Biz de kızımla oturduk, düşündük. Daha çok erkendi. İkinci haftasıydı biz buna karar verdiğimizde.

Ferdi bizim yine Manisa'mıza dokunmamızı isterdi. Hayallerini gerçekleştirmemizi isterdi. Bize vasiyet gibi geldi bu durum. Kızımla birlikte oturduk, karar verdik, bu yola girdik. Kızım şunu söyledi. "Anne sen 23 yıllık iş hayatının 16 yılını Mimarlar Odası gibi kurumsal bir çatıda çalışarak idame ettin. O yüzden senin bu tecrüben bize bizim işimize yarar. Sonuçta bu da kurumsal bir çatı. Evet, bir vakıf bilmediğimiz yeni bir yer. Ama yapabilirsin dedi”.

Yeri geldi ben onu cesaretlendirdim. Yeri geldi o beni cesaretlendirdi ve biz iki hafta sonunda bu kararı aldık. 3. hafta da Darüşşafaka’ya gittik. Daha 21-22 günlüktü vefatı.

Dedik ki bu işi öğreneceğimiz doğru yer Darüşşafaka. Çünkü eşim de ben de tamamen oraya yardımlarımızı yapardık belli zamanlarda ve orayı takip ederdik. Oğuz Bey oranın başkanı çok sağ olsun bizi ağırladılar. Böyle bir yol ulvi yola çıktığımız için bizi tebrik ettiler. Sonrasında toplantılarımız gerçekleşti. Vakıf işleyişini, nasıl yapılması gerektiğini, her şeyi önceliği onlardan öğrendik.

O yüzden zaten benim ilk projemde onlara hitaben Darüşşafaka'ya oldu. İlk imzamızı onlar adına atmak istedim. Darüşşafaka'da 10 çocuğumuza çoğunluğu Manisa, burs bağladık ve ben Ferdi Zeyrek Başkanı olarak ilk imzamı orada atmış oldum.”

SİYASET ÜSTÜ DESTEK

Ferdi Zeyrek Vakfı'nın açılış gecesinde siyaset üstü olarak tanımladığım bir teşekkürde bulundunuz Murat Baybatur'a. Ferdi Zeyrek Vakfı'nın kuruluşunda size destek veren, siyasetin ötesinde siyaseti bırakıp sadece gönülden, canı gönülden destek veren kimler oldu diye sorduğumuzda ise Nurcan Zeyrek şunları kaydetti:

“İlk başta Özgür Başkanımın, abimin adını söylemem doğru olur. Çünkü sadece vakıf işinde değil sürecin her aşamasında bizim yanımızdaydı. Yanımızda olmaya da devam ediyor. Sonrasında Sayın Valimize çok teşekkür ederim. Gerçekten bu süreçte hep yanımdaydı, yanımızdaydı. Eşi Ruhan Hanımla birlikte inanılmaz destek oldular. Murat Baybatur, Murat vekilim benim mahalle arkadaşım. Biz aynı mahallede büyüdük. O yüzden tanışıklığımız çok eskiye dayanır. Ferdi ile de iyi görüşürlerdi. Bu vakıf kurulum aşamasında, çünkü bu konuda tecrübeli kendisi. İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü olsun, Ankara Genel Vakıflar Müdürlüğü konusunda işi hızlandırmamız adına bize inanılmaz yardımcı oldu. Şimdi tabii ki orada onun adını söylemem çok normal. Bir taş üstüne taş koyan benim için bu işte çok kıymetli. Vakıf kurma aşamasında bu şekilde desteği oldu.

Kendisine de buradan çok teşekkür ediyorum. Ara ara da hala görüşürüz. Vakıfla ilgili olsun desteğini hiç esirgemez. Teşekkür ediyorum. Onun haricinde bu süreçte gelen bakanlar, bütün partilerimiz geldiler. Vekillerimiz geldiler. Ama hani bizim yanımızda sürekli olan bize destek olan evimizde olan arayıp soran başka biri yok.”

HEDEF: TÜRKİYE GENELİNE YAYILAN BİR VİZYON

Şu an için önceliklerinin Manisa olduğunu ancak 5 yıl içerisinde Türkiye genelinde bir iyilik hareketi olmayı hedeflediklerini belirten Nurcan Zeyrek, vakfın vizyonunu şu sözlerle özetledi:

“Biz bir iyilik hareketi başlattık. Şimdi bu biraz inşaat gibidir. Tuğlaları üst üste koyduğumuzda bunun emeğini biz bir yıl, iki yıl sonra alacağız, almaya başlayacağız. Tabii ki önceliğim Manisa. Çünkü Manisalıyız. Manisa'mız kırmızı çizgimiz. Şu anda Manisa ile devam ediyor. Ama mesela dışarıdan Manisa'ya gelmiş Celal Bayar'da okuyan üniversite öğrencilerine de bu anlamda burs veriyoruz şu anda. Manisa büyüdükçe Türkiye geneline açılmayı düşünüyorum.

O dağ köyleri evet Demirci'nin dağ köylerine gittim. Daha önce hiç gitmemiştim. Demirci'ye çok gittim. Sokak Hayvanları Komisyonu'nun gönüllü üyesiydim. Barınak belirleme noktalarında ben 17 ilçeye gittim. Defalarca gittim. Ama Demirci'nin merkeziydi. Dağ köyüne gitmemişti. Oralara gitmek, oradaki hani yardımdan öte, ihtiyaçları gidermekten öte, onların o sevgisi, sarılmak, birlikte olmak, o kalp kalbe gelmek, duygulanıyorum. Nasıl ifade edeceğimi de bilmiyorum ama çok güzel. Çok ulvi bir iş. İmkanı olan herkese de vakıf olmak zorunda değil. O dağ köylerine gidip, bu çocuklarla gönül gönüle birlikte olmalarını tavsiye ederim. Gerçekten dünyalara bedel. Öyle söyleyeyim.”

GÖRÜNMEYEN EMEĞİN HİKAYESİ

Nurcan Zeyrek, Ferdi Zeyrek’in belediye başkanlığı döneminde yürüttüğü gizli mesaiyi ilk kez paylaştı:

“Ferdi Belediye Başkanı iken birçok projede aktif çalıştım ama bunu göstermiyorduk. Çünkü belediye başkanı olan Ferdiydi. Ben arka planda inanılmaz yoğun çalışıyordum. Haftanın 5 günü çalışıyordum. Çocuklar okula gittiği andan itibaren sürekli projelerle ilgiliydim.

Sağlık ve sosyal işlerinde belki 1.000 tane eve gitmişimdir ben. Ama bir tanesini göstermişizdir. Çünkü bunu göstermek için yapmıyordum. Zaten bu işleri çok seviyordum, destek olmak amacıyla yine insanlarımıza dokunmak amacıyla.

Onun haricinde Çölyak hastalığıyla ilgili, zamanında ben de kısmi yaşadım. Zorluğunu biliyorum. Malzemelerin çok pahalı olduğunu biliyorum. Bununla ilgili bir kooperatif Mutlu Besin tam şu an ismini hatırlamıyorum. Onlarla bir yola çıktık. Onlarla Çölyak hastalarımıza başta iki koliydi. Sonra 4'e çıkardık. Bütün ihtiyaçlarını karşılayacak o projeyi geliştirdik. Bir fiil ben orada da çalıştım. Sokak Hayvanları Komisyonu'na biraz önce bahsettiğim gibi gönüllü üyesiydim. 17 ilçeye kaç kere gittiğimi hatırlamıyorum. Biliyorsunuz 25.000 nüfusun altında yerlerde barınak olma zorunluluğu yok. Ama biz dedik ki burada hayvan popülasyonu çok fazla. Buralara konteyner götürelim. Sağlık ekipmanları götürelim ve buradaki hayvanları bir an önce kısırlaştırmaya başlayalım. Bu projelerin hepsini gerçekleştirdik ve arka planda inanın inanılmaz çalıştım. Yine hayvan nakil aracı yaptık gezen. Bu projede de yer aldım. Hatta ilk sanırım yanlış olmasın Gölmarmara'ya gittik. Oradaki hayvanlarla ilgilendik.

Ben, dediğim gibi birçok projede Ferdi'nin, yanında, arkasında ama görünür olmayı tercih etmedim. Ferdi de böyle olmasını isterdi. Çünkü Ferdi'nin kırmızı çizgisiydi. Onun haricinde halk beni genelde 29 Ekim gibi önemli günlerde yanında gördü. Konserlerde gördü.”

FERDİ BAŞKAN’IN YARIM KALAN HAYALİ: TRAMVAY

Röportajda Ferdi Başkan’ın Manisa için kurduğu büyük hayallere de değinen Zeyrek, "En çok tramvayı Manisa’ya getirmek istiyordu. Hatta geçtiğimiz aylarda belediyeden ona hediye edilen bir tramvay maketi gönderdiler, bakıp uzun uzun ağladım. İnşallah bu vakıf o kadar büyür ki o tramvayı Manisa’ya getirmek nasip olur" diyen Nurcan Zeyrek;

“Ferdi çok yoğun çalışıyordu ama her fırsatımızda tek konumuz bizim yine Manisa’ydı. Hep ay ay programı ne yapacağı, hangi projeyi ne zaman başlatacağına kadar hepsi mevcuttu. Hatta şu ana kadar 4-5 proje tamamlanmış olacaktı öyle söyleyeyim. Hepsinin programları bende var.

Ama galiba en çok travmayı Manisa'ya getirmek istiyordu. Bununla ilgili de çok İstanbul'a gitti, yurt dışına gitti, görüşmeler yaptı. Hatta geçenlerde yani geçenlerde dediğim 3-4 ay önce bir tramvay hediye edilmiş kendisine. Belediyeden bana gönderdiler, sağ olsunlar. Ona bakıp uzun uzun ağladım. Tabii ki belediye imkanları elimde yok. Hani öyle bütçelerim yok.

Ben vakıfım sonuçta. Ama inşallah öyle büyüsün ki bu vakıf o tramvayı Manisa'ya getirebilmeyi nasip etsin. Ben getiremezsem getirenden de Allah razı olsun. Sonuçta onun hayali gerçek olmuş olacak. Ferdi çok vizyonlu biriydi. Çok öngörülüydü.

Manisa'da neyin eksik olduğunu, neyin ne zaman yapılması gerektiğini, her şeyi çok iyi biliyordu. Biz çok onunla bu anlam da mesai yaptık, beraber çalıştık, kağıt kalem aldık, şu masanın dili olsa konuşsa, yazdık, ettik. O yüzden hani daha çok var bunun gibi.

Hani gelmesi nedeniyle de o tramvayın eve şu anda belki ilk o aklıma geldi ama çok çok projesi vardı. Çünkü Ferdi ikinci beş yıl daha Allah nasip ederse yaparım diyordu. Sonrasında ben bırakırım. Manisa'da sizinle birlikte olup, emeklilik hayatı yaşayıp, hani vakti zamanı gelince de Manisa'da vefat edeyim derdi. Böyle konuşurdu.

O yüzden çok projeleri var ama onları tek tek anlatsam zaman yetmez. Onlar hepsi benim arşivimde kayıtlı. Allah nasip ederse yapabilirsem ne mutlu bana” dedi.

"ASLANIN EŞİ DE ASLAN OLUR"

Manisalıların kendisini bir "emanet" olarak görüp bağrına basmasından büyük onur duyduğunu söyleyen Nurcan Zeyrek, eşinin kendisine her zaman "Aslanın eşi de aslan olur" diyerek moral verdiğini paylaştı.

“Allah onların hepsinden razı olsun. Yani ilk günden bugüne kadar hala devam ediyor. Hiç bizi yalnız bırakmadılar. Yani öyle bir şey yaşıyorum ki ben Manisa benim ailem. Mesela o dağ köylerine gidiyorum, o çocuklara. Sanki şuramdan bir şey kopuyor. Sanki yani benim çocuklarımmış gibi. Onlardan bana da geçen bu, benden de onlara geçen bu. İnanılmaz hepsini çok seviyorum. Allah hepsinden yine söylüyorum razı olsun. Hiç bırakmadılar. Hep yanımdaydılar.

Uzun bir süre çiçekler geldi evime, mektuplar geldi. Instagram kutusunu okuyamıyordum. Her akşam üç tane dört tane bakıp cevap yazmaya çalışıyordum. Hani çünkü saygısızlık da yapmak istemem. Açıp görüp kapatmak da doğru olmaz. İnanılmaz bir sevgi var. Ben hepsine çok teşekkür ediyorum. Onlar bizim, benim üç kızım ve ben ve onlar bizim ailemiz.

Bunu her gittiğim ortamda da yaşıyorum. Ve birçok kadın da rol model olduğumu söylüyorlar. İşte acısından evine kapanmayan, ışığı sönmeyen, güçlü bir kadın olduğumun vurgusu çok yapılıyor. Eğer kadınlarımıza örnek olabiliyorsam ne mutlu bana. Biz kadınlar güçlüyüz.

Ve Ferdi bana şey derdi. Bazen böyle olurdu aramızda. Onu da hiç unutmam. Ya helal olsun Ferdi. Şunu da yaptın. Bir şey olurdu, konu bana gelirdi. Derdi ki: "Aslan'ın eşi de Aslan." Diyordum ki: "Helal olsun sana, bak bunu da ne güzel yaptın. Çok çalıştın, hani çabaladın ama başardın.” Sonra bir şey olurdu. Ben kendi çapımda bir şeyler başarırdım. Hep onu derdi. Aslan'ın eşi de Aslan olur. O da beni hani o şekilde de motive ederdi. Ben yani iyi ki hayatımda Ferdi Zeyrek oldu. İyi ki küçük yaşta yollarımız birleşti. İyi ki üç tane çocuğumuz oldu. Ben ne kadar şükretsem az.”

KADINLARA MESAJ

Tüm kadınlara seslenen Zeyrek, "Mücadeleyi asla bırakmayacağız, güçlü olmak zorundayız" mesajını veren Zeyrekkonuşmasını şu sözlele tamamladı:

“Biz kadınlar güçlüyüz. İmkansızlıklarımız olur, aşarız. Mağduriyetlerimiz olur, gidermek için elimizden geleni yaparız. Her türlü acımıza rağmen dimdik ayakta durup ve ışığımızı kaybetmeyiz.

Ben Manisalı tüm Türkiye'mizin kadınlarını çok seviyorum ama yine diyorum ya Manisa'mız Manisa'mız, Manisa'mızın tüm kadınlarını çok seviyorum. Onlar benim memleketim çünkü Manisa'm. Hepsine buradan sevgilerimi ve saygılarımı gönderiyorum. Bizlerin isteyip de başaramayacağı bir şey yok. Güçlü olmak zorundayız. Burası sınav yeri. Diğer tarafa nasıl gittiğimiz çok önemli. Mücadeleyi asla bırakmayacağız.”

EYLEM TUNÇ

Kaynak: manisameydangazetesi.com.tr