Geçtiğimiz aylarda İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nün Manisa’da sondaj çalışması yapacağı yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırmış, özellikle çiftçilerin tepkisini çekmişti. Son günlerde benzer duyumların yeniden gündeme gelmesiyle tartışmalar tekrar alevlendi.
Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur, İZSU’nun Manisa, Saruhanlı ve Yunusemre çevresinde yeni sondaj çalışmaları yapacağına dair bilgiler aldıklarını söyleyerek, bu girişime kesinlikle karşı olduklarını açıkladı.

“Yer Altı Suları Hayati Öneme Sahip”
Manisa’nın su kaynakları açısından kritik bir noktada bulunduğunu vurgulayan Okur, “Manisa’nın denizi yok. Deniz suyunu arıtma gibi bir avantajımız bulunmuyor. Yer altı suları bu bölge için hayati önemde. Bu suların başka illere taşınması, ilerleyen yıllarda telafisi mümkün olmayan sorunlara yol açar” dedi.

“Bu Topraklarda Yaşayanların da Hakkı Var”
Su kaynaklarının devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu kabul ettiklerini belirten Okur, “Ancak bu sular öncelikle bu topraklarda yaşayan insanların ihtiyacını karşılamalıdır. Burada yaşayan çiftçinin, üreticinin de yaşam hakkı var. Eğer İZSU Manisa’da yeni sondajlara başlarsa, buna karşı duracağız” ifadelerini kullandı.
“Manisa Üretemezse Türkiye Kaybeder”
Yağışların azalması ve barajlardaki doluluk oranlarının düşmesine dikkat çeken Okur, tarımsal üretimin ciddi risk altında olduğunu belirtti. “Manisa üretmezse İzmir, Ankara, İstanbul ne yiyecek? Bugün ürün gönderdiğimiz şehirler yarın gıdayı nereden bulacak?” diyerek sorunun yalnızca bölgesel değil, ulusal bir mesele olduğunu vurguladı.

“Deniz Suyu Arıtılmalı, Yer Altı Suları Tüketilmemeli”
İzmir’in deniz suyunu arıtma sistemlerine yönelmesi gerektiğini savunan Okur, Manisa’dan alınan suların bahçe sulama, temizlik ve benzeri amaçlarla kullanılmasına karşı çıktı. “İçme suyuna itirazımız yok. Ancak bu kıymetli suyun bahçe sulamak ya da asfalt yıkamak için kullanılması kabul edilemez” dedi.
“Çözüm Baraj, Gölet ve Modern Sistemler”
Okur, İzmir’de yağmur sularının depolanabileceğini, gölet ve baraj yatırımlarının artırılabileceğini ifade ederek, deniz suyunun arıtılarak kullanıldığı örneklerin mevcut olduğunu hatırlattı. “Türkiye’nin üçüncü büyük şehri olan İzmir’in bu yatırımları yapması artık zorunluluktur” diye konuştu.

“Gediz Ovası Kurursa Bedel Ağır Olur”
Son olarak uyarılarını yineleyen Aydoğan Okur, yer altı sularının kontrolsüz kullanımının obruk riskini artıracağını belirtti. “Gediz Ovası kuraklaşırsa bunun bedelini tüm Manisa öder. Çiftçimiz artık bilinçli, damlama sulamaya geçti. Ama bu böyle devam ederse önümüzdeki yıllar çok daha zor olacak. Yer altı sularını hoyratça kullanmak günü kurtarır, yarını yok eder. Biz buna karşıyız” dedi.




