İmar planlarının yargı süreçleri, kentsel dönüşüm projeleri, proje onay mekanizmaları ve ekonomik koşulların sektöre etkisinin masaya yatırıldığı toplantıda, şeffaflık, eşitlik ve iş birliği vurgusu öne çıktı. Başkanlar, yeni planlama sürecinin ortak akıl çerçevesinde yürütüleceğini belirtirken, sektör temsilcileri de çözüm odaklı diyalog çağrısında bulundu.
Manisa Girişimci İnşaat Müteahhitleri Derneği (MAGİD), “Sorun ve Çözüm Önerileri Çalıştayı”nı geniş katılımla gerçekleştirdi. Bir otelde düzenlenen programa Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yılmaz, MAGİD Başkanı Burhanettin Yaşar ve yönetim kurulu üyeleri ile Manisa’nın önde gelen iş insanları katıldı. Çok sayıda davetlinin yer aldığı çalıştayda sektörün güncel sorunları masaya yatırıldı. Program soru-cevap formatında interaktif şekilde düzenlendi. Sektör temsilcileri doğrudan söz alarak sorunlarını ve taleplerini başkanlara iletti. Belediye başkanları ise gündeme getirilen başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İmar planları, kentsel dönüşüm süreci, proje onay mekanizmaları ve ekonomik koşulların sektöre etkisi toplantının ana gündem maddeleri arasında yer aldı. Katılımcılar, çözüm önerilerini birebir iletme fırsatı buldu. Karşılıklı istişare ortamında gerçekleşen çalıştayda, yerel yönetimler ile sektör temsilcileri arasında diyalog vurgusu öne çıktı. Program boyunca ortak akıl ve iş birliği mesajları verildi.

“Bu imar sorunu dünün problemi değil”
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, imar sürecine ilişkin yaptığı kapsamlı açıklamada, Manisa’da yıllardır çözülemeyen planlama sorununa dikkat çekerek süreci şeffaflık ve eşitlik ilkesiyle yürüttüklerini söyledi. Dutlulu, “Daha önce böyle bir toplantı üç belediye başkanıyla yapıldığını hatırlamıyorum. Son 15-20 yılda olmadı. Bu aslında çok anlamlı. Şundan dolayı anlamlı: İki değerli belediye başkanımızın da, Büyükşehir Belediyesi olarak bizim de ortaya koyduğumuz belediyecilik anlayışının bir yansımasıdır” dedi. Belediyecilik anlayışlarını “şeffaflık” üzerine kurduklarını vurgulayan Dutlulu, “Her işimizi şeffaf yapmak. Her şeyi insanlara anlatmak, gizli saklı planlarımızın olmaması çok değerli. Kapı arkalarında pazarlık yapılmaması, müteahhitleri, iş adamlarını zorlayacak işler yapılmaması bizim ana prensibimiz” ifadelerini kullandı. İmar sorununun yeni olmadığını belirten Dutlulu, “Bu imar sorunu dünün sorunu değil. Yaklaşık 20 senelik bir sorundan bahsediyoruz. Defalarca yapılmaya çalışılmış. 2014 yılından önce yapılmış ama o günkü AK Parti tarafından mahkemeye verilmiş ve iptal ettirilmiş. 2014’ten sonra bir daha yapılmış. Defalarca mahkemelerden dönmüş, kavgalar çıkmış. En sonunda 2023 yılında meclisten oy birliğiyle geçmiş, yine mahkeme iptal etmiş. Ferdi Başkan gelmiş, seçimi Cumhuriyet Halk Partisi kazanmış. İyi niyetli bir şekilde ‘bir imar yapayım’ demiş. Ama ne yazık ki onun imarı da iptal olmuş ve Manisa’da böyle bir sorunla karşı karşıya kaldık” diye konuştu. Sorunun geçici çözümlerle giderilemeyeceğini ifade eden Dutlulu, “Bu, 3-5 günlük bir sorun değil. Yıllara sığmayan bir sorun olduğu için geçici çözümlerle değil, taktik değiştirerek çözüm bulmaya çalıştık. Öncelikle şunu söyleyeyim, her zaman da söylüyorum. En kötü imar, imarsızlıktan iyidir. Plansızlıktan iyidir. Bu bir prensiptir” dedi. Mahkeme kararlarını dikkate alarak yeni bir yol haritası oluşturduklarını belirten Dutlulu, “O zaman dedik ki Manisa’yı ikiye bölelim. Mevcut imar planını bir çıkartalım. Ama istediğimiz gibi değil; mahkeme kararlarına göre. Bazı yerlerde yoğunluğu düşürelim, bazı yerleri çıkaralım ama mantık sınırları içinde, kimsenin itiraz edemeyeceği bir imar yapalım. 5 binlik planı yaptık. Şimdi ilçe belediyemiz buna uygun binliği yapacak” ifadelerini kullandı. Yeni dönemde kentsel dönüşümü önceleyen bir planlama hedeflediklerini söyleyen Dutlulu, “Manisa’nın sıkışan imarını genişletmemiz lazım. Yeni açılacak alanlarda, yeşil alanları planlayarak, yoğunlukları belli ölçüde artırarak ilerleyeceğiz. Ama bu 3-5 kişi zengin olsun diye değil. Zengini daha zengin yapmak için değil. Kentsel dönüşümü desteklemek için” dedi. 2000 yılı öncesi yapılan binalara dikkat çeken Dutlulu, “2000 yılından önce yapılmış apartmanlar var. Şehzadeler’de çok fazla, Yunusemre’de de belli bölgelerde var. Deprem gerçeği ortada. Bu eski binaların dönüşümünün önünü açacak bir imar artışına müsaade edecek yeni bir plan yapalım dedik. Şu an o plan üzerinde çalışıyoruz” diye konuştu.

“Eşitlik ilkesi içinde imar yapacağız”
Sürecin siyasi destekle hızlandırılmasını istediklerini belirten Dutlulu, “Bakanlık ile görüşüyoruz. AK Parti İl başkanıyla görüşüyorum. Ramazan ayında Grup Başkanvekili Bahadır Bey’le de görüşeceğim. Destek isteyeceğim. Hızlı bir şekilde onay gelsin, biz de yeni imarımızı yapalım, mağduriyetleri minimuma indirelim” açıklamasında bulundu. Hiçbir imar planının herkesi yüzde 100 mutlu edemeyeceğini vurgulayan Dutlulu, “Ama biz belediye başkanıyız. Harita başında kişiye göre iş yapamayız. Ana kuralları koyabiliriz. Kentsel dönüşümü destekleyen bir plan yapabiliriz. Yeşil alanları artırabiliriz. Bisiklet yolları, yürüyüş yolları yapabiliriz. Parklar, çocuk parkları planlayabiliriz. Ulaşım sıkıntılarını azaltabiliriz. Manisa’yı uzun yıllar yaşanabilir bir kent hâline getirebiliriz” ifadelerini kullandı. Yüksek katlı yapılaşmaya izin vermeyeceklerini dile getiren Dutlulu, “Yüksek yapılaşma olmayacak. 20-30 katlar olmayacak. Makul bir yapılaşma olacak. Kat verirken Ahmet’e fazla, Mehmet’e az olmayacak. AK Parti’liye çok, CHP’liye az olmayacak. Belediye başkanına çok, işçiye az olmayacak. Kurallar belli olacak. Eşitlik ilkesi içinde imar yapacağız” diye belirtti. Gediz Havzası’nda yaşanan taşkınlara da değinen Dutlulu, “Bir konu daha var, çok önemli. Kentsel dönüşümün önünü açacak çalışmalar yapılmalı. Bir de Gediz meselesi var. Yıllarca Gediz’de taşkın olmadı, herkes mutluydu. Ama şimdi Gediz’e yakın taşkın alanlarında ciddi sıkıntılar yaşandı. Çiftlikler zarar gördü. Biz şu an bir mahallede suyun çekilmesini bekliyoruz. Belki haftalar sürecek” şeklinde konuştu. Gediz çevresinde imar planlaması yapılırken doğayla mücadele edemeyeceklerini ifade eden Dutlulu, “DSİ’nin görüşleri var. Teknik uyarıları dikkate almak zorundayız. Tarım alanlarını planlarken de dikkatli olmalıyız. 100 binlik plana uygun yapalım ama gerekiyorsa 100 binliği de revize edelim” diye belirtti. Planı ilgili meslek ve sektör temsilcilerine anlatacaklarını belirten Dutlulu, “Bu planı Mimarlar Odası’na anlatacağız. Müteahhitler Derneği’ne anlatacağız. İkinci bir plan yapmamızın sebebi de şu: Eğer mahkeme tekrar iptal ederse tamamen plansız kalmayalım. Mahkeme kararına saygı duyuyoruz. Hepimiz hukuka saygılıyız” ifadelerini kullandı. Hedeflerinin imar sorununu bu yıl ya da mevcut dönem içinde çözmek olduğunu söyleyen Dutlulu, kamuoyunda ev fiyatlarıyla ilgili yapılan yorumlara da yanıt verdi: “İmar açılsın, ev fiyatları düşsün deniyor. Arkadaşlar, yeni alan açınca fiyatlar otomatik düşmez. Siz yeni yerde 3-4 milyona mı satacaksınız? Hayır. Yine 8-10 milyon isteyeceksiniz. Bu da hakkınızdır. Ev fiyatlarını düşürmenin tek yolu sosyal konut üretmektir. TOKİ’nin yaptığı gibi. Eksikleri var ama doğru bir model.”

“Sebep imar değil, insanlar ev alamıyor”
Belediye olarak toplu konut üretimine başladıklarını ifade eden Dutlulu, “Biz de toplu konut yapıyoruz. Bir kısmını uygun fiyatla satacağız, bir kısmını kiralayacağız” dedi. Müteahhitlerin yaşadığı sıkıntının temelinde imar değil ekonomik tablo olduğunu savunan Dutlulu, “Şu an müteahhitlerin sıkıntısının sebebi imar değil. İnsanlar ev alamıyor. 40-50 bin lira maaş alan birinin Manisa’da ev alma şansı var mı? Yok. Üstüne işsizliği koyun. Çok ciddi bir ekonomik darboğazın içindeyiz” ifadelerini kullandı. Türkiye’de fiyat dengesinin bozulduğunu söyleyen Dutlulu, “İngiltere hariç Avrupa’nın en pahalı ülkesiyiz. Ev pahalı, arsa pahalı, market pahalı, restoran pahalı. Fiyat dengesi bozulmuş durumda” ifadelerini kullandı. Son olarak ekonomik model eleştirisinde bulunan Dutlulu, “2005-2015 arasında büyük para vardı. Herkes inşaata yatırdı. Evini yeniledi, büyüttü. Mutlu olduk ama yolun sonuna geldik. İnşaat ekonomisiyle sonsuza kadar gidilmez. İnsanlar para kazandığı için ev alır. Önce alım gücü artmalı. Bizim sistemi değiştirmemiz lazım. Daha sağlıklı bir ekonomik yapıya geçmemiz lazım” diye konuştu.

“İyi niyet çok önemlidir”
Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, imar ve kentsel dönüşüm sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, belediyeler arası uyuma ve ortak akıl vurgusuna dikkat çekti. Balaban, “Bizler gerçekten ortak akla önem veren, halkın değerlerine, halkın çıkarlarına önem veren ve herkesi kucaklayan bir anlayışla bu belediye başkanlığını, Besim Başkanımızın kaptanlığında yapmaya çalışıyoruz. Öncelikle her konuda iyi niyet çok önemlidir. İnanın bizler de bu konuda fazlasıyla iyi niyetliyiz” diye belirtti. Müteahhitlere özel bir parantez açan Balaban, “Müteahhit arkadaşlarımız bizim için çok değerli. İstihdam yaratıyorlar. İnsanları ev sahibi yapıyorlar ve en önemli insan haklarından biri olan barınma sorununun çözümüne büyük katkı yapıyorlar. Ben bütün müteahhit arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Tek bir amacımız sizlerin önünü açmak’’
Belediyelerin güçlü kadrolarla çalışmak istediğini belirten Balaban, teknik kadroya da teşekkür ederek, “Biz Yunusemre Belediyesi olarak, bütün belediyeler en iyi kadroyla çalışmak ister. Ama ben kendi adıma başkan olarak Yusuf Ataç Başkanıma ayrıca bir parantez açmak istiyorum. Teşekkür ediyorum. Hem alaylı hem mektepli yani ve bu konuda da benim elimi çok rahatlatıyor. Bu anlamda Yusuf'la birlikte güzel işleri yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz” dedi. Büyükşehir ve diğer ilçe belediyeleriyle koordinasyona dikkat çeken Balaban, “Yine Büyükşehir'de İmar Daire Başkanımız Ahmet Tınazlı Başkanımız, onlar da bu konuda elinden gelen her şeyi yapıyorlar. Onlara da teşekkür ediyoruz. Şehzadeler'de elinden geleni yapıyor. Hakan Başkanım da göreve yeni geldi. O konuda Hakan Başkanım derler ya ilk elin günahı olmaz. Hakan Başkanımın şu an bu konuda herhangi bir eleştiri olmasını ben asla kabul etmem. Çünkü Hakan Başkanım da tüm gücüyle harika çalışmalar yapıyor” diye konuştu. Belediyelerin temel hedefinin süreci kolaylaştırmak olduğunu vurgulayan Balaban, “Bizim tek bir amacımız var arkadaşlar; sizlerin önünü açmak. Yani biz belediye başkanları olarak sizlere engel çıkartırsak, sizlerin işini yokuşa sürersek kendi ayağımıza sıkmış oluruz. Bu kadar basit. Siyasetçi deyimiyle kendi ayağımıza sıkmış oluruz” ifadelerini kullandı. Balaban, “O nedenle bizim tek bir hedefimiz var; sizlerin önünü açmak, kolaylaştırıcı olmak, yasalar çerçevesinde en seri bir şekilde sizlerin bürokrasi işlemlerini sonuçlandırmak istiyoruz. Ama bazı aksaklıklar olmuştur. Bazı arkadaşlarımızın bizim haberimiz olmadan size yanlış cevapları, ters cevapları olmuştur. Bundan dolayı da başkan olarak ben özür dilerim. Kimi kırdıysak, hangi arkadaşımızı kırdıysak özür dilerim” dedi. Kentsel dönüşüm çalışmalarına da değinen Balaban, “Bizim amacımız Türkiye'ye, Manisa'ya katma değer sağlayan, bizi her konuda destekleyen siz güzel insanlara destek olmak. Kentsel dönüşüm Manisa'da iki yerde var; Lalapaşa ve Mutlu Mahallesi'nde. Yine önemli bir mahalle de Mesir ve Laleli Mahallesi'nde” ifadelerini kullandı. Mutlu ve Lalapaşa Mahalleleri’ndeki sürece ilişkin konuşan Balaban, “Bizden önceki dönemde başlatılan kentsel dönüşümde Mutlu ve Lalapaşa Mahallesi'nde merkezi hükümet, AK Parti iktidarı buna el attı. Çünkü bu bizim yarattığımız bir sorun değildi ama onlar sorunu çözme anlamında bu işe el attılar. İnşallah çözerler Ulu Cami'deki gibi, Tabane'deki gibi. Biz de onlara teşekkür ederiz. Biz hiçbir zaman ön yargıyla, kine dayalı veya rekabete dayalı bir siyaset değil; iş yapana teşekkür eden bir siyasi anlayışa sahibiz. Kim iyi iş yapıyorsa, kim bu halkın sorununu çözüyorsa biz teşekkür ederiz” dedi.

“Ortak aklı ön plana çıkartıyoruz”
Mesir ve Laleli Mahalleleri’nde planlanan büyük projeye ilişkin ise Balaban, “Mesir ve Laleli'de büyük bir proje var. Besim Başkanımız bu projenin planlarını bildiğim kadarıyla hazırlatıyor. Halka sunacak. Halk kabul ederse biz devam edeceğiz ve Manisalı müteahhitlerle yapacağız. Bunun için bize çok teklifler geldi. Tekeller geldi. İsimlendirmeyeyim burada. Birçok konuda her türlü vaatleri yaptılar bize. Hem belediye anlamında hem de bireysel çıkar anlamında biz bunların hepsini elimizin tersiyle ittik. Halkın yararı ne olacaksa ve en önemlisi Manisa'ya katma değer yaratan, Manisa'nın kahrını çeken siz saygı değer müteahhit arkadaşlarımızın kararı ne olacaksa bunları birlikte alacağız. Bu 7 veya 8 binlik konutluk bu büyük projeyi de yaptığımızda sizlerle birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı. Üç belediyenin uyumlu çalıştığını vurgulayan Balaban, “Kentsel dönüşüm konusunda da samimi düşüncelerimizi birlikte aktarmış olduk. Hemfikiriz. Bu dönem şöyle bir güzellik var; Besim Başkanımızın kaptanlığında üç belediye olarak çok uyumlu bir şekilde çalışıyoruz. En küçük bir problemimiz yok. Her konuda işbirliği yapıyoruz. Her konuda ortak aklı ön plana çıkartıyoruz ve her türlü sorunda da ortak tavır alıyoruz” açıklamasında bulundu.
“Engellerin kaldırılması temel amacımızdır”
MAGİD Başkanı Burhanettin Yaşar, sektörün yalnızca inşaat faaliyeti yürütmediğini, şehirlerin ve geleceğin inşasında doğrudan sorumluluk üstlendiğini vurguladı. Yaşar, “Bizler yalnızca bina yapan bir sektörün temsilcileri değiliz. Bizler şehir inşa eden, geleceği inşa eden, barınma gibi temel ihtiyaçların karşılanmasına katkı sunan, insanların hayatlarına dokunan bir sorumluluğun taşıyıcılarıyız” diye konuştu. Sektörün sorunlarını paket halinde ele aldıklarını belirten Yaşar, “Sektörümüzün sorunlarını, taleplerini ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile istişare ederek, çözümlenebilir politikaların oluşmasına katkı sunarak süreçleri yöneten ve takip eden bir anlayış içerisindeyiz” ifadelerini kullandı. Bu kapsamda kurumlarla sürekli temas halinde olduklarını söyleyen Yaşar, “Bugüne kadar belediyelerimiz, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarımız, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğümüz ile sürekli diyalog halinde olduk ve sorunların çözümünde önemli mesafeler katettik” diye konuştu. Ortak çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Yaşar, “Kurumlarımızla birçok ortak çalışma, seminerler, çalıştaylar düzenledik. İş gezileri, fuar ve organizasyonlara katılım sağlayarak yeni teknolojilerin, tekniklerin ve imalat süreçlerinde kullanılacak yeni malzemelerin tanınması gibi birçok faaliyet içerisinde bulunduk. Bugün de bu faaliyetlerden birini yapıyoruz” dedi. Çalıştayın temel hedeflerini sıralayan Yaşar, “Kurumsal kimliğimizin bilinirliğinin artırılması, üyelerimizin aidiyet hissiyatının güçlendirilmesi, sorun ve taleplerin çözüm önerileriyle birlikte ilgili kurumlara birinci elden iletilmesi ve yeni üyelerimizin vereceği güçle sektörümüzün önündeki engellerin kaldırılması temel amaçlarımızdır” ifadelerini kullandı.

Temel sorunlar sıralandı
Sektörün temel sorun başlıklarına da değinen Yaşar, “İmarla ilgili sorunlarımız en başta geliyor. İnşallah bu bir an önce Manisa’nın gündeminden kalkacaktır diye düşünüyoruz. Proje kontrol süresinin uzun olması, kontrol sürecinde standart şablonun bulunmaması, inşaat atıklarının döküm alanlarına kabul edilmemesi, kentsel dönüşüm alanlarında rayiç bedellerin yüksek olması, kısmi imar artışlarının düşünülmesi, şehir içi otopark alanları için kat artışı talepleri, kalifiye işçi sıkıntısı, finansmana erişim zorluğu ve satışların istenen düzeyde gerçekleşmemesi sektörümüzün başlıca sorunlarıdır” dedi. Yaşar, sektörün 2018 yılından bu yana zorlu bir süreçten geçtiğini belirterek, “Sektörümüz 2018 yılından itibaren çok ciddi bir süreçten geçmesine rağmen üretimi, istihdamı ve barınma gibi temel ihtiyacı önceliğine alarak çalışmalarına devam etmiştir. Bu anlamda tüm paydaşlarımızı canı gönülden kutluyor, hepsini yürekten alkışlıyorum” diye konuştu.
“Seçenek değil, zorunluluktur”
MAGİD’in sosyal sorumluluk faaliyetlerine de değinen Yaşar, “MAGİD yaşadığı ilin ve coğrafyanın sosyal ve kültürel hayatına duyarsız kalmamış, sosyal sorumluluk bilinci altında birçok faaliyette bulunmuştur. Yangında evi yanmış ailelerimizin yanında olmuş, öğrencilerimizin ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sunmuş, ihtiyaç sahibi ailelerimize destek olmuş, Emniyet ve Jandarmamıza asayiş ve güvenlik hizmetlerinde kullanılmak üzere araç alım kampanyasına destek olmuş, Maarif Modeli Eğitim Sistemi pilot uygulaması olan ilköğretim okulunun da sınıflarının fiziki altyapısının iyileştirilmesini sağlamıştır” dedi. Deprem sürecinde de aktif rol aldıklarını belirten Yaşar, “Asrın felaketi olan Kahramanmaraş, Adıyaman ve Hatay depremlerinde Kızılay’ın öncülüğünde saat 14.30 sularında ilk yardım tırını çıkararak bir nebze de olsa yaraların sarılmasına katkı sunduk” ifadelerini kullandı. Toplumun ihtiyaç duyduğu her alanda var olmaya devam edeceklerini söyleyen Yaşar, “Bu gücümüzü siz değerli üyelerimizin varlığından alıyoruz. Birlik ve beraberliğimizin oluşturacağı sinerji ile aşamayacağımız sorun yoktur” dedi. Manisa’nın aktif fay hatlarının etkisi altında bulunan bir deprem bölgesinde olduğuna dikkat çeken Yaşar, “Deprem bilincini toplumun tüm fertleri bağlamında farkındalık oluşturarak kentsel dönüşüm sürecinin hızlandırılması gerektiğine inanıyoruz. Bu gerçek bizim için bir seçenek değil, zorunluluktur” açıklamasında bulundu. Dönüşüm sürecinde yerel müteahhitlerin korunmasına yönelik beklentilerini dile getiren Yaşar, “Planlanan alanlardaki projelerin yerelde bulunan müteahhitler açısından rekabet ortamı korunarak pozitif bir ayrıcalıkla planlanması şehrimize ve sektörümüze katkı sunacaktır” dedi. “Hiçbir sorun çözümsüz değildir” diyen Yaşar, “Çözümün anahtarı ortak akıl, güçlü diyalog ve kurumsal birlikteliklerdir. Her zaman çözümün, uzlaşının ve ortak aklın tarafı olduk” ifadelerini kullandı.

“Şehrimizin geleceğine yön vereceğine yürekten inanıyorum”
MAGİD olarak iletişim kanallarını açık tutmaya hazır olduklarını vurgulayan Yaşar, “Bizler sadece bu şehrin müteahhitleri değiliz. Bizler bu şehrin evlatlarıyız. Bu şehirde yaşıyoruz, bu şehirde çocuk büyütüyoruz, bu şehrin geleceğine yatırım yapıyoruz. Manisa’nın geleceği ancak ortak akıl ve güçlü bir şehir vizyonuyla inşa edilecektir. MAGİD olarak bu vizyonun oluşması için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız” diye konuştu. Yaşar sözlerini, “Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu çalıştay yalnızca bir toplantı değil, Manisa’nın geleceğini birlikte inşa etme iradesinin en somut göstergesidir. Bu birlikteliğin, bu dayanışmanın ve bu ortak aklın şehrimizin geleceğine yön vereceğine yürekten inanıyorum” ifadeleriyle tamamladı.

“Başkanımıza teşekkür ediyoruz”
Yerel yönetimlerle yürütülen temaslara da değinen Yaşar, “Yunusemre Belediye Başkan Yardımcımız Yusuf Ataç ile her ay düzenli istişare toplantıları yaparak sorunların çözümüne yönelik görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Bu süreci Şehzadeler Belediyesi ile de yöneteceğimize inanıyoruz” dedi. Yakın dönemde yaşanan bir sorunun çözümüne ilişkin olarak ise Yaşar, “Paydaşlarımızın karşılaştığı bir sorunda Yunusemre Belediye Başkanımız Sayın Semih Balaban dirayetli bir tavır sergileyerek çözüm sağladı. Başkanımıza ve başkan yardımcılarımıza teşekkür ediyoruz. Aynı duyarlılığı Besim Başkanımızdan da görüyoruz. Kendisi her zaman bir telefon uzaklığında, istişareye ve ortak akla açık” ifadelerini kullandı. Sanayi ve Ticaret Odası’na da teşekkür eden Yaşar, “Her zaman desteğini bizden esirgemeyen, yanımızda olan Sanayi ve Ticaret Odası Başkanımız Mehmet Yılmaz’a da teşekkür ediyorum” dedi.




