Manisa’da, çevre ve sağlık alanını bir araya getiren önemli bir bilimsel etkinlik düzenlendi. Çevreci Yeşil Diyaliz Derneği tarafından, Yunusemre Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü’nün destekleriyle gerçekleştirilen 6. Sürdürülebilir Nefroloji Sempozyumu, sağlıkta çevre odaklı yaklaşımların ele alındığı kapsamlı bir programla hayata geçirildi. Nefroloji alanında sürdürülebilirlik temasıyla düzenlenen sempozyum, alanında uzman isimleri bir araya getirirken; sağlık profesyonelleri, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Programda çevre dostu sağlık uygulamaları ve nefrolojide sürdürülebilirlik konusu çok yönlü olarak değerlendirildi.

Sempozyumun açılışında konuşan Çevreci Yeşil Diyaliz Derneği Başkanı Soner Duman, dünya nüfusunun üçte birinin içme suyuna erişemediğine dikkat çekti. Bu durumun, suyun korunması ve çevre bilincinin artırılması gerekliliğini ortaya koyduğunu belirten Duman, sivil toplum kuruluşları, sanayi, üniversiteler, kamu kurumları ve yerel yönetimlerin ortak bir paydada buluşmasının önemine vurgu yaptı. Programda konuşan Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Efe Yakkan ise çevre duyarlılığı ile sağlık hizmetlerinin birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekerek, sürdürülebilir yaklaşımların geleceğin sağlık politikalarında belirleyici olacağını ifade etti.

Lezzetin kalbi Manisa’da atacak: Gastronomi Arenası için geri sayım
Lezzetin kalbi Manisa’da atacak: Gastronomi Arenası için geri sayım
İçeriği Görüntüle

Sempozyum kapsamında iki ana oturum gerçekleştirildi. İlk oturumda nefrolojide sürdürülebilirlik başlığı altında sürdürülebilirliğin tarihçesi, çevreci diyaliz uygulamaları, karbon ayak izi ve su verimliliği gibi konular ele alındı. İkinci oturumda ise diyaliz uygulamalarında verimlilik, periton diyalizinde çevre dostu yöntemler ve organ naklinde sürdürülebilirlik başlıkları uzmanlar tarafından değerlendirildi. Diyaliz süreçlerinde su kullanımı ve kaybı da sempozyumun dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Hemodiyaliz tedavisinde kullanılan su miktarının oldukça yüksek olduğu belirtilirken, bir hastanın tek bir seansta yaklaşık 150 litre su tükettiği ifade edildi. Bu suyun elde edilmesi sürecinde ise yaklaşık 300 litre suyun arıtma sistemlerinden geçerken atık su olarak kaybedildiği vurgulandı. Özellikle ters ozmoz sistemlerinde kullanılan suyun yaklaşık iki katının drenaja gitmesi, ciddi bir su israfına yol açıyor. Türkiye genelinde yaklaşık 70 bin diyaliz hastasının bulunduğu göz önüne alındığında, yıllık yaklaşık 2,5 milyon ton kullanılabilir suyun kanalizasyona karıştığına dikkat çekildi.

Bu kapsamda, kaybedilen suyun geri kazanımı ve yeniden kullanımı sürdürülebilir nefroloji uygulamalarında kritik bir unsur olarak öne çıktı. Yağmur suyu hasadı, gri su geri dönüşümü ve daha verimli arıtma teknolojilerinin kullanılması, su kaynaklarının korunmasına katkı sağlayabilecek önemli çözümler arasında gösterildi. Ayrıca bu süreçte kurumlar arası iş birliğinin büyük önem taşıdığı ifade edildi.

Kaynak: HABER MERKEZİ