Manisa’da son 5 yıla ilişkin kadın cinayeti verileri, kadına yönelik şiddetin azalmadığını, aksine bazı yıllarda ciddi artışlar gösterdiğini gözler önüne serdi. Resmi istatistikler ve sivil toplum raporlarına göre 2019’dan 2024’e kadar kent genelinde 53 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Cinayetlerin büyük bölümünde fail, kadının eşi, eski eşi ya da yakın çevresindeki bir erkek oldu.

Erkek şiddeti sürüyor: Manisa'da kadın cinayeti

Dalgalanmalar dikkat çekiyor

Kabus gibi sabah: 100’den fazla araç çarpıştı
Kabus gibi sabah: 100’den fazla araç çarpıştı
İçeriği Görüntüle

Manisa’daki kadın cinayetlerinin yıllara göre dağılımı dikkat çekici dalgalanmalar içeriyor. 2019 yılında 10 kadın, 2020 yılında 9 kadın, 2021 yılında 4 kadın, 2022 yılında 6 kadın, 2023 yılında 13 kadın, 2024 11 kadın yaşamını yitirdi. 2021 yılında cinayet sayısında belirgin bir düşüş yaşansa da bu durum kalıcı olmadı. 2022’den itibaren yeniden artışa geçen vakalar, 2023 yılında 13 kadın cinayetiyle son 5 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. 2024’te ise sayı bir miktar gerilese de yüksek seyrini korudu. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Manisa İl Temsilciliği, bu artışın İstanbul Sözleşmesi’nin feshi sonrası dönemde daha görünür hale geldiğine dikkat çekerek, 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanmamasının riskleri artırdığını vurguladı.

Fail profili değişmiyor: en yakındaki erkekler

Verilere göre Manisa’da işlenen kadın cinayetlerinin faillerinin tamamına yakını erkeklerden oluşuyor. Vakaların büyük çoğunluğunda fail; kadının eşi, eski eşi, sevgilisi ya da aile bireyi oldu. Yabancı faillerin yer aldığı vakalar ise yok denecek kadar az. 2023 yılında Manisa’da bir kadının öz oğlu tarafından öldürülmesi, 2021’de bir kadının kayınpederi tarafından tüfekle vurulması ve bazı vakalarda komşu ya da tanıdık erkeklerin fail olması, şiddetin kaynağının çoğunlukla kadının yakın çevresi olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, bu tabloya ilişkin olarak kadınların en çok güvendikleri kişiler tarafından hedef alındığını ve şiddetin “özel alan” içinde görünmez kılındığını ifade ediyor. Manisa’da bazı kadınların, öldürülmeden önce resmi makamlara başvurarak koruma talep ettiği ancak buna rağmen hayatta kalamadığı belirlendi. 2024 yılında Selda Eller, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eski eşi tarafından öldürüldü. 2022’de Hilal Sultan Cingöz, defalarca şikâyetçi olduğu ve hakkında uzaklaştırma kararı bulunan kişi tarafından katledildi. Aynı şekilde 2024’te öldürülen Melike Akpınar’ın da daha önce uzaklaştırma talebinde bulunduğu biliniyor. Ulusal veriler, sadece 2023 yılında Türkiye genelinde en az 28 kadının aktif koruma kararına rağmen öldürüldüğünü ortaya koyarken, KCDP raporları bu durumun Manisa’da da benzer şekilde yaşandığını gösteriyor. Kadın cinayetlerinin işlendiği mekânlara bakıldığında, Manisa’da da evlerin en riskli alan olduğu görülüyor. Cinayetlerin büyük bölümü kadının kendi evinde ya da ortak yaşam alanında gerçekleşti. 2024’te Yunusemre’de Dr. Rukiye Kural Atak’ın evinde öldürülmesi, Kırkağaç’ta Ulviye Kesici’nin yine kendi evinde hayatını kaybetmesi bu duruma örnek gösteriliyor. KCDP’nin 2023 verilerine göre, kadınların yüzde 65’i evlerinde öldürüldü. Kamusal alanlarda yaşanan cinayetler de dikkat çekiyor. Turgutlu’da bir kadının çalıştığı iş yerinde, boşanma aşamasındaki bir kadının ise restoran önünde silahla vurularak öldürülmesi, şiddetin sokaklara da taşındığını gösteriyor. Ancak istatistikler, kadınlar için en tehlikeli mekânın hâlâ evler olduğunu ortaya koyuyor. Manisa’da 2019-2024 dönemine ait veriler, kadın cinayetlerinin münferit olaylar olmadığını, yapısal bir güvenlik sorununa işaret ettiğini gösteriyor. Cinayetlerin büyük çoğunluğu kadının en yakını tarafından, çoğunlukla ev içinde ve bazı durumlarda koruma kararlarına rağmen işlendi. Kadın örgütleri, 6284 sayılı Kanun’un etkin biçimde uygulanması ve koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgularken, uzmanlar ise cezasızlık algısının şiddeti beslediğine dikkat çekiyor. Veriler, Manisa’da kadınların yaşam hakkının korunması için yalnızca yasal düzenlemelerin değil, uygulamada da güçlü ve kararlı adımların atılması gerektiğini ortaya koyuyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ