İlksen Özalper’in Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunduğunu belirten Bakırlıoğlu, açıklamasında soruşturmanın temelini oluşturan iddialara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bakırlıoğlu, “Ortada ne bir belge var, ne baz kaydı, ne HTS kaydı, ne de ‘rüşveti verdim’ diyen bir kişi var. Buna rağmen İlksen Özalper cezaevinde tutuluyor. Biz bunun kabul edilebilir olmadığını düşünüyoruz” dedi.
“Hesabında Milyonlar Var” İddiası Gerçeği Yansıtmıyor
Basına yansıyan emniyet tutanaklarında yer alan para hareketleriyle ilgili iddialara da değinen Bakırlıoğlu, İlksen Özalper’in hesabında milyonlarca lira bulunduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Bakırlıoğlu, soruşturma kapsamında İlksen Özalper’e sorulan 2 milyon 900 bin TL ve 950 bin TL tutarındaki para hareketlerinin Özalper’in kendi hesaplarına ait olmadığını belirterek, “Eşinin ve kardeşinin hesaplarındaki hareketler İlksen Özalper’in hesabındaki para hareketleri gibi gösterilmiş. Oysa belgeler ortaya konulduğunda durumun böyle olmadığı görülüyor” ifadelerini kullandı.
2 Milyon 900 Bin Liralık Para Ev Satışı İçin Yapılmış, Satış İptal Olunca İade Edilmiş
Bakırlıoğlu, 2 milyon 900 bin TL’lik para hareketinin İlksen Özalper’in eşinin hesabıyla ilgili olduğunu belirterek, söz konusu paranın 1+1 konut alımı amacıyla gönderildiğini, ancak satışın gerçekleşmemesi üzerine paranın iade edildiğini söyledi.
950 bin TL’lik para hareketinin ise İlksen Özalper’in kardeşine ait olduğunu ifade eden Bakırlıoğlu, “Bunların tamamı belgeleriyle, dekontlarıyla ortaya konuldu. Buna rağmen bu para hareketleri İlksen Özalper’e aitmiş gibi dosyada değerlendiriliyor” diye konuştu.
“Belgeler Ortaya Konulunca Savcılık ‘Aksaklıklar Olabiliyor’ Dedi”
Bakırlıoğlu, avukatların soruşturma makamlarına sunduğu dekont ve belgeler sonrasında yaşanan sürece de dikkat çekti. “Avukatlar belgeleri ve dekontları ortaya koyduğunda, savcılığın ‘Bazen böyle aksaklıklar olabiliyor’ şeklinde bir değerlendirme yaptığı ifade ediliyor. Eğer ortada milyonlarca liralık bir para hareketi iddiası varsa, bunun kime ait olduğunun son derece açık ve net biçimde ortaya konulması gerekir. Böyle ciddi bir soruşturmada ‘aksaklık’ denilerek geçiştirilemez.”
“Yapılmayan İmar Değişikliği Üzerinden Rüşvet Suçlaması Yapılıyor”
Bakırlıoğlu, İlksen Özalper’e yöneltilen rüşvet suçlamasının dayanağı olduğunu savunduğu imar değişikliği iddiasına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı. “Savcı, ‘Şu şahıstan imar değişikliğini yaptırmak için rüşvet aldın’ diyor. Peki soruyorum; o imar değişikliği yapıldı mı? Yapılmadı! Büyükşehir Belediyesi bu talebi uygun görmedi ve reddetti.” Gerçekleşmeyen bir imar değişikliği üzerinden rüşvet suçlaması yöneltilmesini eleştiren Bakırlıoğlu, “Yapılmamış, gerçekleşmemiş bir imar değişikliği üzerinden il başkanımız rüşvet almakla suçlanıyor ve Sincan Cezaevi’nde tutuluyor. Tam bir tiyatro oynanıyor” dedi.
“İddia İle İnsanları Cezaevinde Tutamazsınız”
Soruşturmanın yürütülme biçimine de tepki gösteren Bakırlıoğlu, sürecin somut deliller yerine tanık veya itirafçı beyanlarına dayandırıldığını savundu. Bakırlıoğlu, “Bu dosyada somut deliller yerine gizli tanık ya da itirafçı olarak nitelendirilen kişilerin beyanlarının esas alındığını görüyoruz. Eğer bir insan suç örgütü kurmakla suçlanıyorsa, bunun somut delilleri ortaya konulmalıdır. İddia ile insanları cezaevinde tutamazsınız” diye konuştu.
“İlksen Özalper’in Tek Suçu Başarılı Olmak”
İlksen Özalper’in siyasi başarısının da hedef haline getirildiğini öne süren Bakırlıoğlu, “İlksen Özalper’in tek suçu başarılı olmak. Türkiye’nin en başarılı il başkanı olmak ve 17 belediye kazanmak. Bu insanlardan suç örgütü çıkartamazsınız. Yazıktır, günahtır” ifadelerini kullandı.
“7 Yaşında Çocuğu Ve Demans Hastası Babası Var”
Bakırlıoğlu, Özalper’in sağlık durumuna ve ailevi koşullarına da dikkat çekerek tutukluluk kararının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Özalper’in ateşli Akdeniz hastalığı bulunduğunu, 7 yaşında bir çocuğunun ve demans hastası babasının olduğunu belirten Bakırlıoğlu, “Bütün bunlar ortadayken bu insanın tutuklu yargılanmasını vicdanlara bırakıyorum. Burada yalnızca bir siyasetçinin değil, bir annenin, bir evladın ve bir ailenin hayatı söz konusu” dedi.
“Dosyada Gizlilik Kararı Var”
Dosyada gizlilik kararı bulunduğunu da hatırlatan Bakırlıoğlu, bu nedenle kamuoyuyla paylaşabilecekleri bilgilerin sınırlı olduğunu ifade etti. Bakırlıoğlu, “Dosyada gizlilik kararı var. Dolayısıyla şu aşamada elimizde bulunan ve kamuoyuyla paylaşılmasına engel olmayan bilgiler çerçevesinde konuşabiliyoruz. Ancak süreci yakından takip ediyoruz. Hukukun ve adaletin gereğinin yerine getirilmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.




