Nikah törenindeki sözleriyle ilgili eleştirilere yanıt veren Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile uzun yıllara dayanan siyasi birlikteliklerine dikkat çekti. Arınç, “Bu parti bizim evimizdir, o bizim liderimiz ve genel başkanımızdır” diyerek AK Parti’nin dışına çıkmayı aklına bile getirmediğini ifade etti.

Kendisini sosyal medya üzerinden hedef alan bazı kişilerin açıklamalarına da tepki gösteren Arınç, söz konusu kişilerin yaptığı hakaretleri kabul etmediğini belirtti.

Arınç, açıklamasında, “Sosyal medyada ezeli düşmanlarım sayılabilecek, bir kısmı ahlak ve haysiyetten yoksun kişilerin yaptığı terbiyesizce açıklamaları Allah’a havale ediyorum” ifadelerini kullandı.

Kendisinin de bu kişilerle nasıl hesaplaşacağını bildiğini ifade eden Arınç, yapılan hakaretleri kabul etmediğini ve söz konusu ifadeleri sahiplerine iade ettiğini söyledi.

Nikah törenindeki konuşmasının nedenine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Arınç, siyasi geçmişine dikkat çekti. Arınç, 5 yıldan uzun süre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, yaklaşık 1,5 yıl da Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde en yakın yardımcılarından biri olarak görev yaptığını belirtti.

Manisa’da 270 bin öğrenci için ilk ders zili çaldı
Manisa’da 270 bin öğrenci için ilk ders zili çaldı
İçeriği Görüntüle

Her iki başbakanla da uyumlu şekilde çalıştığını ifade eden Arınç, Erdoğan döneminde kendisine verilen görevleri büyük bir sadakatle yerine getirdiğini, Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde de aynı çalışma anlayışını sürdürdüğünü söyledi.

Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile geçmişe dayanan bir kardeşlik hukukları bulunduğunu belirterek, siyasi mücadelelerinin uzun yıllara dayandığını ifade etti.

Erdoğan ile Millî Türk Talebe Birliği döneminden itibaren birlikte siyaset yaptıklarını anlatan Arınç, Millî Selamet Partisi döneminde Erdoğan’ın gençlik yıllarında kendisinin il başkanı olduğunu, Refah ve Fazilet partileri dönemlerinde de birlikte çalıştıklarını belirtti.

Arınç, Erdoğan’ın belediye başkanı olduğu dönemde kendisinin milletvekili olduğunu ifade ederek, daha sonra AK Parti’nin kuruluş sürecinde birlikte hareket ettiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti’nin lideri, genel başkanı ve başbakanı olduğu dönemde de birlikte çalıştıklarını belirten Arınç, aralarındaki siyasi ilişkinin bugüne kadar devam ettiğini kaydetti.

Erdoğan ile bugüne kadar birbirlerinden kopmadıklarını ve karşı karşıya gelmediklerini belirten Arınç, siyasi ilişkilerinde bazı mizaç farklılıklarının bulunabileceğini ancak esas noktada dava arkadaşlığına vurgu yaptı.

Arınç, “Bugüne kadar hiçbir zaman birbirimizden kopmadık ve karşı karşıya gelmedik. Cumhurbaşkanımızla yolumuz, davamız, inancımız birdir. Ama bazı mizaç farklılıkları pek tabii olabilir. Esasta biz birbirimizin dava arkadaşıyız. Kader birliği yaptık. Vesayetleri birlikte sona erdirmek için birlikte gayret ettik” ifadelerini kullandı.

AK Parti ile olan ilişkisine de değinen Arınç, hiçbir zaman partiye muhalif olmadığını ve AK Parti’nin dışına çıkmayı düşünmediğini söyledi.

Kendisine farklı siyasi oluşumlardan teklifler geldiğini ancak bunları kabul etmediğini belirten Arınç, AK Parti’yi kendi evleri, Erdoğan’ı da liderleri ve genel başkanları olarak gördüklerini ifade etti.

Arınç, “Bu parti bizim evimizdir, o bizim liderimiz ve genel başkanımızdır” anlayışını uzun yıllardır dile getirdiklerini belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hukukunu korumanın kendileri açısından önemli bir sorumluluk olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik hakaretlere ilişkin de değerlendirmede bulunan Arınç, Erdoğan’ın şahsına yönelik tahkir amacı taşıyan bir hakaret yapılması halinde buna karşı çıkacaklarını ifade etti.

Arınç, “Dolayısıyla, onun hukukunu korumak bizim birinci görevimizdir. Eğer kendisine gerçekten tahkir maksatlı bir hakaret yapılmışsa, bunun cezasını ilk önce biz veririz” dedi.

Bununla birlikte siyasi kimlik taşıyan kişilerin eleştirilere karşı daha fazla tahammül göstermesi gerektiğini savunan Arınç, eleştiri ile hakaret arasında ayrım yapılması gerektiğine işaret etti.

Arınç, Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sonrasında Cumhurbaşkanı’nın aynı zamanda siyasi kimliğe ve parti genel başkanlığı görevine sahip olduğunu belirtti.

Bu nedenle Cumhurbaşkanı’nın siyasi kimliği üzerinden yapılan eleştirilerin değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Arınç, siyasi parti genel başkanlarının birbirlerini ağır şekilde eleştirebildiğini söyledi.

Arınç, “Ancak siyasî kimlik taşıyan kişilerin, yapılan eleştirilere, ne kadar ağır olursa olsun, daha fazla tahammül göstermesi gerektiğini de bilmemiz gerekir” ifadelerini kullandı.

Güncel yargı kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına da atıfta bulunan Arınç, Cumhurbaşkanı’nın siyasi kimliği nedeniyle siyasi tartışmaların ve eleştirilerin farklı bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Arınç geçmişte farklı siyasi partilerde yer alıp daha sonra AK Parti’ye katılan veya Cumhur İttifakı içerisinde bulunan bazı isimlerin geçmişte Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik ağır sözler sarf ettiğini belirtti.

Bu kişilerin geçmişteki siyasi açıklamalarının da aynı ölçütlerle değerlendirilmesi gerektiğini savunan Arınç, “Eğer bu sözlerde kötü bir amaç veya haksızlık aranacaksa; geçmişte başka partilerde olup bugün AK Parti’ye katılanların veya Cumhur İttifakı içinde yer alıp doğrudan hakaret sayılabilecek sözler sarf edenlerin de herhalde yargılanması gerekir” dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ