Isınmayan petekler, karanlık sokaklar ve park alanında insan boyunda, üstü açık kuyular… Onlarca sorun karşısında muhatap bulamadıklarını söyleyen Akgedik 4. Etap TOKİ sakinleri seslerini duyurmak istiyor.

Selçuk Fidan: "Yönetim Dönüş Yapmıyor, Ustalar Derdimizi Anlamıyor"
Aralık başında evine geçen Selçuk Fidan, verilen sözlerin tutulmadığını iddia ediyor. Peteklerin yarısının çalışmadığını, şalterlerin sürekli attığını söyleyen Fidan, en büyük korkularından birinin çocuk parkı etrafındaki açık derin kuyular olduğunu vurguluyor. "Yüklenici firmaya ve yönetime yazıyoruz ama dönüş yok. Gelen ustalar Afganca konuşuyor, ne dediklerini anlamıyoruz. Haftalar geçiyor, kimse gelmiyor" diyerek yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
“Aralık ayının 5’i gibi anahtarımızı teslim aldık. Bize ‘evlerinize geçebilirsiniz’ denildi. Biz de hazırlıklarımızı yaparak yavaş yavaş evlerimize taşındık. Ancak evlerimizde bazı eksikler vardı. Bize, ‘Bununla ilgili yüklenici firma kısa zamanda eksiklerinizi giderecek, mağdur olmayacaksınız’ denildi. Biz de bu sözlere inanarak taşındık. Fakat zaman geçti. Taşındıktan sonra petekleri açtığımızda bazı peteklerin ısınmadığını fark ettik. Sürekli şalter atıyor. Örneğin evde 7 petek varsa 3’ü çalışıyor, 4’ü çalışmıyor.
Ayrıca toplanma alanlarında ve park çevresinde derin kuyular bulunuyor. Çocuklarımız parka çıkıyor. Bu kuyuların kapatılması gerektiğini yetkililere bildirdik. Çok acil şekilde kapatılması gerekiyor.
Bunun dışında evlerimizdeki pimapen pencerelerde de sorun var. Tüm pimapenler yaklaşık bir parmak açık kalıyor ve sürekli rüzgar alıyor. Bununla ilgili de sürekli yüklenici firmaya yazıyoruz. Ayrıca TOKİ’de sorumlu yetkili kişi olan Hacer Hanım’a da durumu iletiyoruz. Ancak hiçbir şekilde geri dönüş yapılmıyor.
Gün içinde halledeceklerini söylüyorlar. Eve gelen ustalar ise Afganlı ve Afganca konuşuyorlar. Bu nedenle ne söylediklerini anlayamıyoruz. Bize ‘bir parça eksik, 5 dakika sonra geleceğiz’ diyorlar. Ancak aradan haftalar, aylar geçmesine rağmen kimse geri gelmiyor. Bazı komşularımızın evlerinde ise peteklerin altından su sızıyor. 2-3 evde duvarlar kabardı, parkeler şişti.”

Hüseyin Küçükkaya: "Yöneticiye Söylüyoruz, Kimse Oralı Olmuyor"
Hüseyin Küçükkaya ise binadaki teknik hataların ve eksiklerin yönetime bildirilmesine rağmen görmezden gelindiğini iddia ediyor. Pimaş borularındaki kırıklar nedeniyle evlere su sızıntısı olduğunu belirten Küçükkaya: “Ben 4. etap sakiniyim. Bizim binada WC pimaş borularının ara havalandırma kısmında kırıklar var. Bu nedenle sürekli aşağıya su akıyor. Su aktığı için de orada sürekli kötü bir koku oluşuyor ve bu durum bizi çok rahatsız ediyor. Ayrıca üst katta banyoda da su sızıntısı oluyor. Bu sızıntı nedeniyle ciddi şekilde rahatsızlık yaşıyoruz. Bu durumu defalarca firmaya bildirdim. Ancak kimse ilgilenmedi. Gelip ‘yapacağız’ diyorlar ama hiçbir şekilde gelip tamir etmiyorlar. Bunun dışında binanın boş ve ortak alanlarında da sorunlar var. Mermerlerde kırıklar bulunuyor, bazı işler eksik yapılmış. Süpürgeliklerde eksikler var ve buna benzer pek çok sorun mevcut. Kısacası bu konularla doğru dürüst ilgilenen ya da gelip inceleme yapan hiçbir yetkili olmadı.”

Ramazan Kaya: “Çatıdan İnen Borulara Üstten Bağlantı Yapılmamış”
İnşaat kalitesindeki özensizliğe dikkat çeken Ramazan Kaya, yamuk takılan peteklerden içeri su alan balkon kapılarına kadar birçok sorunu dile getiriyor. Yönetime yazılı ve sözlü olarak sorunları ilettiklerini ama ilgilenen kimsenin olmadığını söylüyor.
“Aidat ödüyoruz, taksit ödüyoruz ama ev oturulacak durumda değil” diyen Kaya; “Öncelikle zaten kalorifer petekleri takılırken düz değil de yamuk takılmış. Bir tarafı aşağıda, bir tarafı yukarıda. Karşıdan net belli oluyor. Bunun yanı sıra yağmur yağdığında balkon camlarından, pencerelerden hep dışarıdaki su olduğu gibi içeriye giriyor. Bununla alakalı sıkıntılarımız var.
Artı kapı fitilleri kopuk parça. Süpürgelikler takılmamış. Takıldıysa yani bir tarafı takılmış, bir tarafı yapıştırılmamış gibi. İşte çeşmeler takılmış, lavaboda sallanıyor. Yani hiçbir şekilde sıkıştırılmamış.
Bunun gibi daha sayabileceğimiz çevre düzenlemeleri az önce arkadaşımızın da dediği gibi dış çevre hiçbir şekilde düzenleme yapılmamış. Her yer atıl bir şekilde çamur, yağmur, toprak hepsi birbirine karışık bir şekilde. Biz bunları tek tek hep not alıp yönetime ilettik ama bu konuyla alakalı hiçbir şekilde bir girişimde bulunulmadı. Defalarca kendilerine iletmemize rağmen.
Yani yönetime bunları yazılı ve sözlü olarak ilettiğimiz halde, hiç gelip de ilgilenen bir kişi olmadı şu ana kadar. Biz defalarca iletiyoruz ama tamam yapılacak giderilecek sorunlarınız diyorlar. Yine aynı şekilde duruyor. Hiçbir şekilde bir işlem yapılmadı şu ana kadar.
En basitinden örnek çatıdan inen borulara üstten bağlantı yapılmamış. Su oradan dışarıya gidiyor. Yani daha yeni bina hiç kullanılmamış ama tam borular yerine oturtturulmamış. Buradaki su dışarıya geliyor, dışarıya sızıyor. Bunun gibi birçok önemli sorunlarımız var. Ama dediğim gibi giderilmedi. İnşallah en kısa zamanda biz de giderilmesini istiyoruz. Mağduruz yani. Aylık aidatlarımızı ödüyoruz. Sonuçta taksitlerimizi ödüyoruz, ama dediğim gibi ev oturacak şekilde değil şu an için. Bu sıkıntıların bir an önce giderilmesini istiyoruz” diyor.

“Ben Bunu Sormak İstiyorum Yöneticiye: Bu İş Benim Mi?”
Isıtma sistemi ile ilgili “Şu an ben usta oldum. Şalteri kendi başıma gidip kaldırıyorum. Suyu da basıyorum. Gerçekten korkuyorum” diyen TOKİ 4. Etap sakini bir kadın: “Doğalgazı geldiler, açtılar 2 hafta öncesi. 2 hafta öncesinden sonra tek bir gün doğalgaz çalıştı. Büyük bir sabırla bekledik. 4 gün önce gittik bir arkadaşla aynı binadan, yönetime. Gittik oraya Hacer Hanım'ın yanına. Şikayetimiz var. Doğalgaz çalışmıyor dedik. WhatsApp'tan ustaya mesaj attı. Ben de rica ettim dedim, ‘Ne olursunuz? WhatsApp'tan mesaj atmayın. Ne olursunuz onu arayın’. Onu aramadan biz buradan gitmeyeceğiz yani. O şekilde usta geldi. Beraber biz iki kadına rağmen ustanın yanına gittik. Beraber indik aşağıda baktık. Sıkıntı ne? Şalter atmış. Bir de su basıncı gerekiyor. Usta bize öğretiyor. Buradan şalteri kaldıracaksınız dedi. İki yerde şalter atılıyor. Şu an ben usta oldum. Şalteri kendi başıma gidip kaldırıyorum. Suyu da basıyorum. Gerçekten korkuyorum. Herkes burada biliyor. Çünkü karanlık orası. Şalter olmadığı zaman karanlık. İki kadın gidiyoruz.
Şalteri kaldırıyoruz ve suyu basıyoruz. Ben bunu sormak istiyorum yöneticiye: Bu iş benim mi? O ustaların maaşını bana mı veriyorlar? Ben bu işi gidip kadın başıma ben mi yapmalıyım.”
Yurdagül Kaya: "Engelli Halimle Asansörü Kullanamıyorum"
Engelli bir vatandaş olan Yurdagül Kaya, binaların hijyen ve erişilebilirlik sorununa değiniyor. Evlerin teslim edildiğinde "leş gibi" olduğunu ve asansörlerin çalışmadığını söyleyen Kaya yaşadıkları mağduriyeti söyle anlatıyor:
“Ben Yurdagül Kaya aralık ayında evimizi teslim aldık. Teslim almamıza rağmen gelip taşınamadık evimize. Hemen hazır eviniz taşının dediler ama elektriğimiz yok, suyumuz yok. Petekleri söyledik, eksiklerimizi söyledik, giderilecek denildi ama 3-4 ay geçmesine rağmen biz bütün her şeyimizi yatırıyoruz, taksitlerimizi ödemelerini yapıyoruz. Ama şu anda bizim hiçbir şeyimiz de giderilmedi. Ben engelli bir vatandaşım.
Asansörü kullanamıyoruz. Mesela yaşlılarımız gelip gidecek, o olacak, bu olacak. Asansörü hiçbir şekilde kullanamıyoruz. Elektrik sıkıntısında petekleri söylüyoruz ilgili kişiye. Petekleri kullanmadığınız için böyle idare etmelisiniz. Cam kırık diyoruz. Cam değişecek, olmadı. Tavanından su akmış. Daha sıfır bina giderilecek ama daha o da giderilmedi. Bizim bu şikayetlerimiz ne zaman giderilecek? Biz ne zaman evimizi teslim aldık?
Yani devletimiz bize böyle bir imkan sunmuş. Çok şükür Allah'ıma. Ama biz evimizi sıfır değil de ikinci el gibi almış gibiyiz. Her şeyimiz eksik, her şeyimiz kusurlu bizim. İlgilenen kimse yönetim olaraktan ondan şikayetçiyiz. Bizim eksiklerimiz giderilsin, bizim ihtiyaçlarımız karşılansın. Para ödüyoruz. Ama biz paramızın karşılığını alamıyoruz şu anda.
1.700 lira 2.000 lira arası. 1.300 1.400 1.500 hepimizin değişik ödeniyor ama ödendiğine göre de yapılsın. Bizim temizliğimiz yapılsın. Mesela asansör girin böyle binanın için affedersin pislik. Zamanında tuvaleti kullanmışlar yapılırken affedersin leş gibi. Kokudan girilmiyor tuvaletler.
Hiç olmazsa temizlen yani insan girecek bu evin içine değil. O da yok.”

Yahya Erim: "Sokaklar Zifiri Karanlık, Tedirginiz"
TOKİ 4. Etap sakini olan Yahya Erim ise güvenlik ve aydınlatma sorununa parmak basıyor. İşten geç saatlerde döndüğünde sokakların karanlığından korktuğunu belirten Erim:
“Ben buraya taşınalı 3 ay oldu. Vardiyalı çalışıyorum. Buradaki çalışan arkadaşlarımız da var. Özellikle yani 4.12'den geliyorum. Her taraf çok karanlık. Ben erkek başıma bazen tedirgin oluyorum. Ama bu bayan arkadaşlarımız için çok zor bir şey süreç yani. Bu gece aydınlatması bir an evvel, tez çabuk faaliyete geçsin” diyerek sesini duyurmaya çalışıyor.

"Sesimizi Duyun!"
4. Etap TOKİ sakinleri mağduriyetlerinin giderilmesi için;
“Çok sıkıntıdayız. Lütfen bizim sesimizi duyun. Çok mağduruz. Gerçekten çok mağduruz. Bize kulak verin. Bize yardımcı olun. Yönetime sözümüzü geçiremiyoruz. Bize yardımcı olmuyorlar. Biz bir büyüklerimizden yardım bekliyoruz. Milletvekillerimizden yardım bekliyoruz. Bize yardımcı olsunlar. Bizi bu sıkıntılardan bırakmasınlar. Bize yardımcı olsunlar.” diyerek Manisalı vekillere seslerini duyurmak istiyor.






