Ulaştırma ve altyapı alanında önemli bir adım olarak değerlendirilen 5G geçişi, 31 Mart’ta düzenlenecek özel bir törenle resmen duyurulacak. Yetkilendirilen hizmet sağlayıcılar, 1 Nisan 2026 tarihinden itibaren Türkiye genelinde 5G ağını kullanıma sunacak.
İlk etapta 81 il merkezinde eş zamanlı olarak başlayacak olan hizmetin, iki yıl içerisinde ülke genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor.
5G teknolojisinin devreye girmesiyle birlikte kamuoyunda oluşan bilgi kirliliği de yeniden tartışma konusu oldu. Uzmanlar, özellikle sosyal medyada dolaşan yanlış bilgilerin gerçeği yansıtmadığını belirtiyor.
En çok öne çıkan yanlışlardan biri, 4G teknolojisinin tamamen ortadan kalkacağı iddiası. Ancak uzmanlara göre 4G, önümüzdeki yıllarda da varlığını sürdürecek ve 5G ile birlikte kullanılmaya devam edecek.
Bir diğer yaygın yanlış ise 5G’nin yalnızca daha hızlı internet sunduğu yönünde. Oysa 5G, düşük gecikme süresi sayesinde artırılmış gerçeklik, otonom araçlar ve uzaktan sağlık hizmetleri gibi birçok yeni teknolojinin önünü açıyor.
Pandemi döneminde ortaya atılan “aşılarda 5G çipi var” iddiasının da gerçeği yansıtmadığı vurgulanıyor. Mevcut teknolojinin, insan vücuduna yerleştirilebilecek ve 5G ile çalışabilecek böyle bir çip üretmeye uygun olmadığı ifade ediliyor.
Aynı şekilde 5G’nin hayvanlara zarar verdiği veya iklim değişikliğini hızlandırdığı yönündeki iddiaların da bilimsel dayanağı bulunmuyor. Uzmanlar, bu tür söylemlerin kamuoyunda gereksiz endişe oluşturduğuna dikkat çekiyor.
5G teknolojisinin insan sağlığına zarar verdiği yönündeki iddialar da bilimsel verilerle çürütülüyor. 5G’nin, iyonlaştırıcı olmayan frekans aralığında çalıştığı ve bu nedenle insan sağlığı açısından risk oluşturmadığı belirtiliyor.
Uluslararası kuruluşlar tarafından belirlenen güvenlik standartlarına uygun şekilde kurulan 5G altyapısının, belirlenen sınırların altında çalıştığı ve kullanıcılar için güvenli olduğu ifade ediliyor.
Yeni nesil iletişim teknolojisiyle birlikte Türkiye’de dijital dönüşümün hız kazanması beklenirken, 5G’nin sanayiden sağlığa, ulaşımdan eğitime kadar birçok alanda önemli değişimlere kapı aralaması öngörülüyor.





