TDK’ye göre vicdan, kişiyi kendi davranışları hakkında yargıda bulunmaya iten ve bireyin ahlaki değerleri üzerine düşünmesini sağlayan bir duygu olarak tanımlanıyor. Dijital vicdan ise bu kavramın dijital çağda kazandığı yeni anlamı ifade ediyor.

Dijital vicdan nedir?
Türk Dil Kurumu, dijital vicdanı “Gerçek hayatta sorumluluk almayıp sosyal medyadaki paylaşım veya beğenilerle vicdanı rahatlatma eylemi” olarak tanımladı.

TDK’nin açıklamasında, bireylerin çoğu zaman gerçek hayatta sorumluluk almak istemedikleri konularda sosyal medyada yaptıkları beğeni, paylaşım ve yorumlarla vicdani bir rahatlama yaşadığına dikkat çekildi. Bu durumun vicdanı pasifize ederek, insani sorumluluğu “tıklanabilir bir işlem”e dönüştürdüğü vurgulandı.

Açıklamada, sosyal medya üzerinden yapılan sembolik desteklerin merhamet ve insaf duygusunu görünürlükle sınırladığı, bireylerin bir tıklama yoluyla görevini yerine getirdiğini düşündüğü ifade edildi.

Somut sorumluluk yerine sanal rahatlama
TDK, dijital vicdan kavramının özellikle Gazze ve Doğu Türkistan gibi kamuoyunun gündeminde yer alan insanlık dramlarında daha belirgin hale geldiğini belirtti. Bu tür olaylara ilişkin içeriklerin beğenilmesi ya da paylaşılması, bireylerde sanal bir vicdani rahatlama yaratırken, gerçek sorumluluklardan uzaklaşılmasına neden oluyor.

Açıklamada, dijital vicdanın insanları somut gerçekler karşısında somut çözümler üretmekten alıkoyduğu, bu durumun da sorunların daha da derinleşmesine yol açtığı vurgulandı.

TDK, dijital çağda vicdanın bu yeni ve çoğu zaman yanıltıcı işlevini tanımlayan “dijital vicdan” kavramının, dilde önemli bir boşluğu doldurduğuna dikkat çekti.