Motorlu Taşıtlar Vergisi, her yıl ocak ve temmuz aylarında iki eşit taksit halinde ödeniyor. İlk taksit süresinin sona ermesine sayılı günler kala uzmanlar, araç sahiplerini ödemelerini son güne bırakmamaları konusunda uyarıyor.
Gecikme faizi ve haciz riski var
MTV’nin süresinde ödenmemesi halinde borca gecikme faizi uygulanıyor. Borcun ödenmemeye devam etmesi durumunda ise vergi dairesi tarafından idari takip süreci başlatılıyor. Sürecin ilerleyen aşamalarında araç ve gayrimenkullere haciz uygulanabileceği, hatta araçlar için yakalama şerhi konularak trafikten men edilebileceği belirtiliyor.
Kimler MTV’den muaf?
Genel ve özel bütçeli idareler, sosyal güvenlik kurumları, il özel idareleri, belediyeler ve köy tüzel kişiliklerine ait taşıtlar MTV kapsamı dışında tutuluyor. Ayrıca Türkiye Kızılay Derneği’ne kayıtlı araçlar ile engellilik oranı yüzde 90 ve üzeri olan vatandaşların adlarına kayıtlı taşıtlar da MTV muafiyeti kapsamında yer alıyor.
MTV tutarları araç özelliklerine göre değişiyor
MTV tutarları; aracın yaşı, motor silindir hacmi, motor gücü, cinsi ve taşıt değeri gibi kriterlere göre hesaplanıyor. Örneğin, motor silindir hacmi 1300 cc olan ve değeri 541 bin TL’nin üzerinde bulunan araçlar için 1-3 yaş grubunda MTV 6 bin 902 TL olarak uygulanıyor. Daha yüksek motor hacmine ve değere sahip araçlarda ise vergi tutarı 12 bin TL’nin üzerine çıkabiliyor.
Elektrikli araçlara vergi avantajı
Elektrikli araç sahipleri için MTV’de önemli bir avantaj bulunuyor. Bu araçlar için ödenecek vergi, aynı segmentteki içten yanmalı araçların MTV tutarının dörtte biri oranında alınıyor.
Ödeme kanalları ve sahte link uyarısı
MTV ödemeleri; vergi daireleri, PTT ve banka şubelerinin yanı sıra Gelir İdaresi Başkanlığı’nın dijital vergi dairesi üzerinden yapılabiliyor. Bankaların resmi internet siteleri ve mobil uygulamaları da ödeme için kullanılabiliyor.
Yetkililer, internet üzerinden yapılacak ödemelerde sahte linklere karşı uyarıda bulunarak, tarayıcıya doğrudan gib.gov.tr adresinin yazılması ve resmi banka siteleri dışındaki bağlantılara itibar edilmemesi gerektiğini vurguluyor.