Ege Bölgesi’nin önemli tarım merkezlerinden Manisa’da son yıllarda yağış miktarlarının mevsim normallerinin altında seyretmesi, kent genelinde kuraklık riskini yeniden gündeme taşıdı. Yağış oranlarındaki düşüş, yeraltı su seviyelerinin gerilemesi ve toprak neminin azalması; tarım başta olmak üzere üretimin birçok alanını doğrudan etkiliyor. Özellikle kış aylarında beklenen yağışların gerçekleşmemesi, yaz aylarında suya olan bağımlılığı daha da artırıyor. Bu durumun hem kısa vadede rekolte kaybına hem de uzun vadede tarımsal sürdürülebilirliğin zarar görmesine yol açabileceği uyarısı yapılıyor.
Sulama giderlerinin yükselmesi ekonomik açıdan zorluyor
Manisa’da üzüm, zeytin, tütün, pamuk ve sebze üretimi büyük ölçüde düzenli yağış ve sulamaya bağlı olarak değerlendiriliyor. Yağışların yetersiz kalması, çiftçiyi daha fazla yeraltı suyuna yönlendirirken, bu durum hem maliyetleri artırıyor hem de su kaynaklarının hızla tükenmesine neden oluyor. Sulama giderlerinin yükselmesi, özellikle küçük ve orta ölçekli üreticiyi ekonomik açıdan zorluyor. Öte yandan kuraklık, bazı ürünlerde kalite düşüşünü de beraberinde getiriyor. Bağ alanlarında tane küçülmesi, zeytinde randıman kaybı ve sebze üretiminde erken kuruma gibi sorunlar sıkça görülmeye başlandı.
Maliyet artışlarına yol açıyor
Yağış azlığı yalnızca tarımı değil, dolaylı olarak sanayi ve hayvancılığı da etkiliyor. Tarımsal hammaddenin azalması, gıda ve tarıma dayalı sanayide maliyet artışlarına yol açıyor. Hayvancılıkta ise yem bitkilerinin yeterince gelişmemesi, dışa bağımlılığı ve fiyat baskısını artırıyor. Buna karşın, kurak geçen dönemlerde hastalık ve zararlı yoğunluğunun azalması, bazı üreticiler için kısmi bir avantaj olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlara göre bu avantaj, genel tabloyu dengelemeye yetmiyor.
Kalıcı bir tehdit haline gelebilir
Yağış yetersizliği, Manisa’nın içme suyu kaynakları açısından da risk oluşturuyor. Yeraltı sularının gerilemesi, ilerleyen aylarda su tasarrufu tedbirlerinin gündeme gelmesine neden olabilir. Uzmanlar, Manisa’nın tarımsal gücünü koruyabilmesi için modern sulama sistemlerine geçişin hızlandırılması, ürün deseninin iklim koşullarına göre yeniden planlanması ve yeraltı sularının kontrolsüz kullanımının önüne geçilmesi gerektiğini belirtiyor. Aksi halde kuraklığın, geçici bir sorun olmaktan çıkıp kalıcı bir tehdit haline gelebileceği ifade ediliyor. Manisa’da yağışların yetersiz kalması, kısa vadede üreticiyi, uzun vadede ise kentin ekonomik ve çevresel dengesini etkileyen çok boyutlu bir sorun olarak öne çıkıyor.