Bankacılık sektöründe devreye alınan “davranışsal risk analizi” yöntemiyle başvuru sahiplerinin son aylardaki para giriş ve çıkışları ayrıntılı biçimde inceleniyor. Düzenli maaş girişi, fatura ödemeleri ve standart harcamalar normal kabul edilirken; açıklamasız para transferleri, ani para hareketleri ve sanal bahis–oyun sitelerine yapılan ödemeler riskli işlemler arasında değerlendiriliyor.
Kredi notu yüksek olsa bile sistem reddediyor
Bankalar bu süreci büyük ölçüde otomatik sistemler üzerinden yürütüyor. Kara para aklama ve finansal suçlarla mücadele kapsamında kullanılan AML yazılımları ile yapay zekâ destekli analizler, müşterinin mevcut hesap hareketlerini geçmiş dönemlerle karşılaştırıyor. Olağan dışı işlemler tespit edilen müşteriler, bankaların iç sistemlerinde “yüksek riskli” olarak işaretlenebiliyor. Bu durum, kredi ve kredi kartı başvurularının otomatik olarak reddedilmesine neden olabiliyor.
“Artık parayı nasıl kazandığına bakılıyor”
Türkiye Gazetesi’ne konuşan İstanbul’daki özel bir bankanın şube müdürü, kredi değerlendirme süreçlerinin ciddi şekilde sıkılaştığını belirterek,
“Eskiden kredi notu yüksek olan müşteriye kredi vermek daha kolaydı. Şimdi hesabın nasıl kullanıldığına bakıyoruz. Bahis sitelerine düzenli para çıkışı olan ya da sık sık farklı kişilerden para alıp gönderen müşteriler, gelir seviyesi iyi olsa bile riskli kabul ediliyor. Bu kararlar şubeden değil, sistemden çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Veriler sürekli izleniyor
Uzmanlara göre bu yaklaşımın arkasında hem yasal yükümlülükler hem de bankaların artan temkinliliği bulunuyor. Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Risk Merkezi ve Kredi Kayıt Bürosu verilerinin yanı sıra kendi iç denetim mekanizmalarıyla müşteri hesaplarını sürekli izliyor.
Yeni dönemde kredi kullanmak isteyen vatandaşların yalnızca kredi notuna değil, hesap hareketlerinin düzenli ve şeffaf olmasına da dikkat etmesi gerektiği vurgulanıyor.