SİYASET

İhtiyaç kredilerinde maliyet yükseliyor

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, bireysel ve ihtiyaç kredilerinde uygulanan faiz oranları ile fon ve vergi kesintilerinin, yapılan faiz indirimlerine rağmen kredi maliyetlerini yüksek tuttuğunu söyledi. Bakırlıoğlu, kredi kullanan vatandaşların faiz dışında ek kesintilerle karşı karşıya kaldığını ifade etti.

Ekonomiyi Dostlar Alışverişte Görsün Mantığıyla Yönetiyorlar

Geliri eriyen yurttaş krediyle ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Bakırlıoğlu, “Faiz indirimi kağıt üzerinde kalıyor. Yurttaş bankaya gittiğinde karşılaştığı tabloda bir değişim yok. Faizin üzerine bir de fon ve vergi ekleniyor; gerçek borçlanma maliyeti katlanıyor. Maalesef para politikası kararlarının; reel ekonomiye ve hanehalkına aktarımı büyük ölçüde yok olmuş durumda. Politika faizindeki değişimlerin kredi faizlerine yansımıyor. Tahsil edilemeyen bireysel kredi oranlarındaki artış da bu tabloyu doğrular nitelikte. Geliri eriyen yurttaş, esnaf, çiftçi, emekli kredi ve kredi kartlarıyla günü kurtararak ayakta kalmaya çalışıyor. Sokaktan 10 kişiyi çevirsek muhtemelen şu anda 10’u borçlu durumda. Bu ortamda yüksek faiz ve ek kesintiler borç sarmalını daha da derinleştiriyor. Politika faizinde indirime rağmen ihtiyaç kredisi faizleri yüksek seyrini sürdürüyor çünkü faiz dışında alınan fon ve vergi kesintileri toplamda yaklaşık %30’a ulaşıyor. (%15 fon + %15 vergi) Bu kesintilerle birlikte yurttaşın karşılaştığı gerçek borçlanma maliyeti katlanıyor.

Bugün 200 bin liralık ihtiyaç kredisi almak için bankaya gittiğinizde 24 ay vade için ayda ödeyeceğiniz taksit aylık 15 bin 790 lira, vade sonunda ödeyeceğiniz toplam tutar ise 379 bin liraya çıkıyor. 200 bin liralık kredi için 137700 TL faiz, 41300 TL vergi ve fon ödeniyor. Merkez Bankası’nın faiz indirimi vatandaşa yansımıyor. Yurttaşlarımız bir yandan yüksek faiz oranlarına katlanmak zorundayken diğer yandan ödediği faiz için ayrıca %15+%15 fon ve vergiye katlanmak zorunda kalıyor. Bu ağır şartları kaldıramayan yurttaşlarımız kredilerini ödeyemiyor. 16 Ocak haftasında ihtiyaç kredileri ne takibe düşenleri oranı %5,5 e dayanmış durumda. Bu oran 2025 yılının aynı döneminde %4,2 idi. Benzer durum kredi kartları borçlarında da görünüyor. Ancak kredi kartları ve KMH’lerde kredi üst sınırı var. Benzer uygulamanın ihtiyaç kredileri içinde yapılması gerekiyor. Ayrıca KKDF ve BSMV oranlarının bir an önce aşağıya çekilmesi gerekiyor. AKP iktidarının ekonomik yönetimi nedeniyle alım gücü günden güne eriyen yurttaşlarımız borçlanmış; yüksek kredi oranları, fon ve vergiler nedeniyle borcunu ödeyemez duruma gelmiştir. Takipteki alacak oranlarının yükselmesi, sorunun bireysel değil, yapısal olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Vatandaşların, bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borçları, 2 - 9 Ocak haftası verilerine göre 5 trilyon 976 milyar liraya ulaşmış halde. 2 Ocak’ta yüzde 54,48’e yükselen ihtiyaç kredisi faizi 2 – 9 Ocak haftasında da 9 puan birden artarak ve yüzde 63,53’e fırlamış durumda. Bir yandan Merkez Bankası faiz indirirken, bankalara başvuran yurttaşlar bambaşka rakamlarla karşılaşıyor. Ekonomiyi dostlar alışverişte görsün mantığıyla yönetiyorlar. Faiz politikası bankaları değil, üretimi ve yurttaşı koruyacak şekilde ele alınmalıdır. Aksi halde faiz indirimi söylemden öteye geçmez.” değerlendirmesinde bulundu.

{ "vars": { "account": "UA-43204872-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }