On bir ayın sultanı Ramazan’ın manevi iklimi, 'Ramazan Sohbetleri' ile evlerinize konuk oluyor. Programımızın bugün ki konusu ise “Hayat Rehberimiz Kur’an”. Yunusemre İlçe Müftülüğü Din Hizmetleri Uzmanı Ali Aldemir Hocamız, Kuran-ı Kerim’in hayatımıza etkilerinden bahsetti.
Kur'an bizim için Ne ifade eder?
-Aslında Kur'an'ı ilk açtığımızda Kur'an bize bu cevabı veriyor. Yani Kur'an kendisini tanıtarak başlıyor bir anlamda. Kur'an'ı açtığımızda ilk karşımıza Fatiha suresi çık
“FATİHA SURESİ KUR'AN'IN BİR ÖZETİDİR”
Fatiha suresi zaten Kur'an'ın bir özetidir. Onun hemen karşısında Bakara suresi Bismillahirrahmanirrahim “Elif-lâm-mîm. Zelikel kitâbu lâ reybe fîh(fîhi), huden lil muttekîn(muttekîne)” Meal olarak şöyle ifade edebiliriz. Bu kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir. Yani takva sahipleri için yol göstericidir. Bu ayet-i kerimede sorumuzun iki cevabı da var. Ayetin ilk kısmı Kur'an'ın Allah kelâmı Kur'an'ın Allah kelâmı olduğunu bunda kesinlikle şüphe bulunmadığını ifade ediyor. Yani bu kendisine şüphe olmayan kitaptır derken bu kesinlikle Allah'ın sözüdür. Buna kesinlikle insan kelâmı karışmamıştır. Bunu ifade ediyor.
Biz Kur'an-ı Kerim'e baktığımızda baştan sonra bir bütünlük içinde her bir cümlesinde hakikati ifade eden kesinlikle çelişki olmayan bir kitap olduğunu görüyoruz.
Çok örnek zikredebiliriz ama burada sadece birkaç tanesine değinmek istiyorum. Mesela Kur'an-ı Kerim'de öyle olaylar anlatılıyor ki 1400 sene öncesinde bu olayların bir insan tarafından bilinerek kitaba alınması mümkün değil. Bir ayet Mü'minün suresinin 10 ve 12. ayet-i kerimelerinde yüce Rabbimiz insanın yaratılışından bahseder. Anne karnındaki evre evre yaratılışından bahseder. Yani insanın o anne karnında geçirmiş olduğu evreleri anlatıyor.
Bugün ulaştığımız ilim ve teknoloji ise evet diyor. Kur'an'ın bu sözleri aynen hakikattir ve gerçektir. İnsan anne karnında bu süreçlerden geçerek yaratılıyor diyor. Niye? Çünkü bugünkü o aletlerle anne karnındaki süreci artık izleyebiliyoruz. Ama bunun 1400 sene öncesinde izlemek mümkün değil.
Hani bir söz vardır ya derler ki yapan bilir, bilen konuşur. Allah Teala yapmış, biliyor, bildiğini de bize bildiriyor. Bundan dolayı Kur'an-ı Kerim meydan okuyor mesela. Bakara suresinin 23. ayet-i keriminde; kulumuza indirdiğimiz kitaptan dolayı bir şüphe içindeyseniz, bundan bir şüphe ediyorsanız, Allah tarafından değil de insanlar tarafından yazıldığını iddia ediyorsanız böyle bir iddianız varsa onun benzeri bir sure de siz getirin. Maalesef ki bunu bir insan yapmış. Ha diyor siz de yapın aynısını. Hepsini istemiyorum sadece bir suresini yapın diye meydan okuyor. Hatta diyor sadece siz kendinizle kalmayın. Allah'tan başka tapınaklarınızı da yardıma çağırın. Eğer iddianızda samimiyseniz bunu yapın diyor.
Ama bugüne kadar hiç kimse bunu yapamamış. Çünkü o Allah kelamıdır. Onda kesinlikle şüphe yoktur. Onun benzerini insan yapmaktan acizdir.
Ayetin ikinci kısmına gelince takva sahipleri için yol göstericiler dedik. Kainata biz bebek olarak dünyaya geliyoruz. Yani hayat kanunlarına yabancıyız. Kendi yemeyiz içmemizi, annemizin, babamızın yardımı olmadan yapamıyoruz. Bir iki senede yürümeyi ancak öğreniyoruz. 3-5 senede konuşmayı ancak öğreniyoruz. Ama hayat boyunca, ömür boyunca da öğrenmeye devam ediyoruz.
Yani hayat yaşadığımız sürece öğrenmeye muhtacız. Öğrenmeye devam ediyoruz. Peki öğrendiklerimiz nelerden ibaret? Sadece bu dünya hayatı için lazım olan şeylerden mi ibaret? Mesela öğreniyoruz, bir mesleğe sahip oluyoruz ve bir işe sahip oluyoruz ama öldüğümüzde hepsi geride kalıyor. Dolayısıyla öğrendiklerimiz sadece bu dünyadan ibaret olmamalı. O zaman bize hem bu dünyayı hem ahireti öğretecek yol gösterecek bir rehber lazım. İşte Kur'an-ı Kerim de o görevi yapıyor.
“KUR'AN-I KERİM BİZİM KULLANMA KILAVUZUMUZ”
Bir anlamda Kur'an-ı Kerim bizim kullanma kılavuzumuz oluyor. Bizi bu dünyaya göndermiş, bu dünyada nasıl yaşamamız gerektiğini, neleri yapmamız, neleri yapmamamız gerektiği Kur'an-ı Kerim'de yazılı. Biz ona bakarak, onu kullanım kılavuzu olarak kendimize rehber tayin ettiğimizde bu dünyada ve ahirette iki dünya saadetine ulaşmış oluyoruz inşallah.
-Bize Kur'an'ın değerini anlatan birkaç örnek verebilir misiniz?
Şimdi Ramazan'ın değerini ve kıymetini anlatan ayetler ve hadis-i şerifler var.
Mesela Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam buyuruyor ki: "Eğer siz Ramazan-ı Şerif'in faziletini bilseydiniz bütün senenin Ramazan olmasını isterdiniz." Yani Ramazan çok değerli, çok kıymetli bir aydır diyor. Şimdi mesela Kur'an-ı Kerim'de biz bakıyoruz. Kadir suresinin 3. ayet-i-kerimesinde yüce Rabbimiz: "Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır." diyor. Yani Kadir Gecesi de Ramazan ayı içerisinde bin aydan daha hayırlı. Bin ay dediğimiz zaman matematiksel bir hesap yaptığımızda 83 küsur sene insan ömrüne tekabül ediyor.
“RAMAZAN'A DEĞERİNİ VEREN NE? KUR'AN-I KERİM”
Yani bir gece bir ömürden daha hayırlıdır diye Kur'an-ı Kerim'de bizzat ifade ediliyor. Peki Kadir Gecesi'ni bu kadar kıymetli yapan şey nedir? Ramazan'ı bu kadar kıymetli yapan şey nedir? İşte halk arasında biz ne on bir ayın sultanı diyoruz değil mi? Niye diğer aylar değil de Ramazan için 11 ayın sultanı diyoruz mesela. Ramazan'ın bu kadar kıymetli bir ay nedir diye baktığımızda onun cevabını da Kur'an-ı Kerim'den alıyoruz. “O Ramazan ayı ki insanlara yol gösterici doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmak ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indiği aydır.” Demek ki Ramazan ayı Kur'an'ın indiği ay. Ramazan ayı Kur'an o ayda indiği için değerli oluyor. Demek ki Ramazan'a değerini veren ne? Kur'an-ı Kerim.
Kadir Gecesi de Kur'an-ı Kerim O gün indiği için kıymet bulmuştur, değer bulmuştur. Diğer bin aydan daha hayırlı bir hale gelmiştir. Dolayısıyla Kur'an-ı Kerim girdiği yeri değerlendiriyor. Onun değerini bu Ramazan ayı içerisinde daha iyi anlayabiliyoruz.
-Allah katında bizi değerli kılan Kur'an mıdır?
Onu da bir hadis-i şerifle cevap verelim inşallah. Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam buyuruyor ki: "Ey insanlar, şunu iyi bilin ki Rabb'iniz birdir. Atanız da birdir. Arap’ın Arap olmayanı, Arap olmayanın araba, siyah teninin beyaz tenliye, beyaz teninin siyah tenliye herhangi bir üstünlüğü yoktur. Hepsini Allah yaratmıştır.” Yani birisi beyaz teninde daha üstün. Diğer siyah teninde daha açık, öyle bir şey yok. Birisi Türk diye daha düşük, birisi Arap diye daha yüksek, öyle bir şey yok.
Allah katında yaratılmış olarak insanların hepsi eşittir. Üstünlük sadece takvadadır diyor. Takvadadır. Dolayısıyla takva sahibi kimseler Allah katında diğerlerine göre daha değerlenmiş, daha üstün hale gelmiş oluyor. Peki takva nedir diye baktığımızda sohbet başlarken Bakara suresinin ilk ayeti-kerimelerini paylaşmıştık. Onun devamında Rabbimiz takva sahiplerinin özelliklerini anlatıyor. İşte diyor ki: "Onlar gayba iman ederler." Yani görünmeyen aleme, Allah'ın bildirmiş olduğu işte Allah'a iman bir gayba imandır. Allah'ı gözümüzde görmüyoruz. Meleklere iman gayba imandır. Ahirete iman, cennete iman, cehenneme iman; bunlar gayba imandır. Niye? En doğru sözlü olan Hz. Muhammed Aleyhissalatu Vesselam onu getirmiş, bize bildirmiş. En doğru sözlü olan Kur'an-ı Kerim'le onu bize bildirmiş. Dolayısıyla biz o en doğru sözlü kimselere güveniriz. Onlara güvenerek iman ederiz. Dolayısıyla takva sahiplerinin birinci özelliği iman etmeleri. Sonra namazı dost doğru kılarlar. Allah'ın emrettiği namaz bir şükürdür. Allah Teala'nın bize emrettiği namaz bir şükürdür. Allah Teala'nın bize emrettiği bütün bu nimetlere karşı Rabbimiz bizden şükür, teşekkür istiyor. İşte vefalı kimsede kendisine yapılan iyiliğin karşısında ona şükreder, vefasını gösterir. Dolayısıyla o Takva sahiplerinin ikinci özelliği diyor. Namazı dost doğru kılmalarıdır.
“Allah'ın kendilerine verdiği rızıktan onlar Allah yolunda harcarlar.” Kendilerinden bir şey veriyorlar değil aslında. Allah onlara vermiş, biraz fazla vermiş, o verdiklerini Allah yolunda harcarlar. Biz bunu normal alemden ne olarak ifade ediyoruz? Zekat. Zekatını verirler, sadakasını verirler. Allah yolunda harcama yaparlar. Yine devam ediyor başka bir özellik.
“Sana indirilene de, senden önce indirilenlere iman ederler.” Sana indirilen Kur'an-ı Kerim'e de, senden önceki peygamberlere indirilenlere de iman ederler. Hepsini Allah göndermiştir. Daha önce gönderenleri insanlar tahrif etmiştir. Hayır, ama ilk inişleri Allah katındandır. Takva sahiplerinin bir özelliği de böyle bir ayrıma gitmezler. Peygamberleri, kitapları birbirinden ayırmazlar. Hepsini iman ederler ve son olarak da ahirete kesin iman ederler.
“KUR'AN-I KERİM'İN HAYAT REHBERİDİR”
Onlar öldükten sonra tekrar dirileceklerini ve Allah katında hesap vereceklerini bilirler. Bu bilinçle hareket ederler diye bu ayet-i kerimede takva sahiplerinin özelliklerinden bahsediyor. Sadece bunlar değil. Kur'an-ı Kerim'in dediğim kullanma kılavuzudur. Hayat rehberidir. Değişik yerlerde müminlerin özelliklerinden, Müslümanların özelliklerinden veya tam tersi nasıl davranmamız gerektiğinden bahseder.
“KUR'AN-I KERİM GİRDİĞİ HER YERE DEĞER KATIYOR”
İşte biz bu Kur'an-ı Kerim'in bu takva sahibi kimseleri için söylemiş olduğu öğütlerini dinlersek onları kendimize rehber edinirsek Allah katında daha değerli olacağımızı bizzat Kur'an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam ifade ediyorlar. Bunu şöyle bir sözle taçlandırabiliriz. Şöyle güzel bir söz vardır; Denir ki: "Kur'an'ı Cebrail Aleyhisselam getirdi. En üstün melek oldu." Kur'an Peygamber Efendimize geldi. O en hayırlı insan oldu. Kur'an bu ümmete geldi. Bu ümmet en hayırlı ümmet oldu. Kur'an-ı Kerim Ramazan'da indi. Ramazan 11 ayın Sultan oldu. Kur'an-ı Kerim Kadir Gecesi'nde indi. Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlı oldu. Kur'an-ı Kerim Hira Dağı'nda, Hira Mağarası'nda indi. Oraya Nur Dağı'na çevirdi”. Dolayısıyla Kur'an-ı Kerim girdiği her yeri birden bine, milyonlara değerlendirebiliyor, değer katıyor.
Biz de Kur'an-ı Kerim'i kendi kalbimize indirebilirsek, o Kur'an-ı Kerim'i bize hitap ediyor gibi okuyabilirsek “acaba bu ayet-i Kerime bana ne söylüyor, ben bir Müslüman olarak bana bu ayet-i Kerimede nasıl davranmam gerekiyor” diye Kur'an-ı Kerim'de kendimize hitap ediyor gibi okuyabilirsek, biz de inşallah o Kur'an-ı Kerim'de değer bulanlardan olmuş oluruz. İnşallah Kur'an'ı kendisine hayat rehberi edenlerden eylesin.
Saniye Melis Bayram