AK Parti Merkez Karar ve Yürütme Kurulu (MKYK) Üyesi ve Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç, “Terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Manisa’da vatandaş ve esnafla bir araya gelerek sürece ilişkin görüşleri dinleyen Arınç, Türkiye’nin terörle mücadelede yeni bir döneme girdiğini ifade etti.
Sürecin temel hedefinin Türkiye’nin terör sorunundan kalıcı olarak kurtulması, toplumsal huzurun güçlendirilmesi ve ülkenin enerjisinin kalkınmaya yönlendirilmesi olduğunu belirten Arınç, Türkiye’nin tarihi bir eşikte bulunduğunu söyledi.
“Terörsüz Türkiye kısa vadeli bir politika değildir”
Türkiye’nin terörle mücadelede 40 yılı aşkın süredir ağır bedeller ödediğini vurgulayan Arınç, “Terörsüz Türkiye” hedefinin dönemsel bir siyasi söylem veya kısa vadeli bir politika olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
Arınç, sürecin devletin uzun yıllara dayanan terörle mücadele tecrübesinden ve toplumun huzur ve güvenlik beklentisinden doğduğunu belirterek, TBMM’de geniş bir siyasi katılım zemininin oluşturulmasının önemli olduğunu kaydetti.
Ekonomik boyutuna dikkat çekti
Terörün Türkiye’ye yalnızca güvenlik açısından değil, ekonomik açıdan da büyük zarar verdiğini ifade eden Arınç, yıllar boyunca milyarlarca dolarlık kaynağın güvenlik harcamalarına ayrıldığını, yatırımların, üretimin ve istihdamın olumsuz etkilendiğini söyledi.
Terörden tamamen arındırılmış bir Türkiye’nin kaynaklarını üretime, eğitime, sağlığa, teknolojiye ve yatırımlara daha güçlü şekilde yöneltebileceğini belirten Arınç, “Terörsüz Türkiye hedefi yalnızca bir güvenlik meselesi değil; aynı zamanda bir kalkınma, refah ve gelecek meselesidir” dedi.
“Düzenleme af niteliği taşımıyor”
TBMM’de kabul edilen düzenlemeye de değinen Arınç, söz konusu düzenlemenin bir af niteliği taşımadığının altını çizdi.
MUHABİR:BENZA GÜRLER
Arınç, mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu bütünüyle kaldıran bir yaklaşımın söz konusu olmadığını belirterek, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde belirli şartlara bağlı ve geçici hukuki mekanizmaların öngörüldüğünü ifade etti.
“Evlatlarımız değil, silahlar toprağa gömülsün”
Sürecin yalnızca Türkiye’nin iç güvenliği açısından değil, bölgesel barış ve istikrar açısından da önem taşıdığını ifade eden Arınç, hedefin terörün silahlarını susturmanın ötesinde, terörün yeniden ortaya çıkamayacağı güçlü bir toplumsal dayanışma ve hukuk düzeni oluşturmak olduğunu söyledi.
Arınç, “Edirne’den Hakkâri’ye yükselen ortak temenni aslında son derece açıktır: Evlatlarımız değil, silahlar toprağa gömülsün. Ayrılık değil kardeşlik, nefret değil ortak geleceğimiz kazansın” ifadelerini kullandı.
Manisa’da vatandaşların nabzını tuttu
Manisa’da vatandaş ve esnafla yaptığı görüşmelerde sürece ilişkin farklı değerlendirmelerle karşılaştığını belirten Arınç, toplumdaki ortak beklentinin terörün Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkması olduğunu ifade etti.
Vatandaşların ekonomik, sosyal ve psikolojik yükün sona ermesini istediğini aktaran Arınç, “Vatandaşımızın beklentisi çok net: Artık çocuklarımız terörün olmadığı bir Türkiye’de büyüsün. Gençlerimiz enerjisini korkulara ve güvenlik endişelerine değil, eğitime, üretime ve geleceğe harcasın” dedi.
Şehit yakınları ve gazilerin hassasiyetlerine vurgu
Süreçte şehit yakınları ve gazilerin hassasiyetlerinin gözetilmesinin önemine dikkat çeken Arınç, vatandaşların “Terör bitsin ancak devletin itibarı, milletin birliği ve şehitlerin emaneti korunmalı” yaklaşımının dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Sürecin yalnızca Ankara’da ve Meclis’te konuşulmasının yeterli olmayacağını belirten Arınç, milletvekilleri olarak sahada vatandaşlarla buluşmayı sürdüreceklerini kaydetti.
Arınç, “Bize düşen vatandaşımızla bu süreçte bir araya gelmek, sahada olmak, dertlerimizi ve konularımızı konuşmak. Vatandaşımız ne düşünüyor, neyi merak ediyor, hangi konuda endişesi var, bunları doğrudan dinlemek zorundayız” ifadelerini kullandı.