Son Dakika
03 Aralık 2016 Cumartesi

PTT 1.LİG 8.HAFTA HAKKINDA BİR KAÇ KELAM…

25 Ekim 2016 Salı, 14:33
532213_287954894615914_1355717123_n
HAFTANIN TAKIMI: DENİZLİSPOR…
Ligin kaliteli ve formda takımı G.B.Ş.B’yi, kayda değer bir oyunla yenmeyi becerdiler.
HAFTANIN TEKNİK DİREKTÖRÜ: ALİ TANDOĞAN…
Takımın başında ilk defa direksiyondaydı ve iyi bir iş çıkardı.
Takımı sahada iyi durdu daha da önemlisi pozitif futbolla bu duruşun gelmesi bence daha da önemliydi.
HAFTANIN EN DEĞERLİ 20 YAŞ ALTI PERFORMANSI: ALPEREN BABACAN (DENİZLİSPOR)…
1997 Doğumlu sağ bekin, 2. Denizli golündeki asisti enfesti. 
Maçın büyük bölümünde defansif olarak iyi dursa da… Oyuna ofansif katkısı da bir o kadar lezzetliydi. 
HAFTANIN EN DEĞERLİ 30 YAŞ ÜSTÜ PERFORMANSI: AHMET CEBE (SİVASSPOR)…
33’Lük genç delikanlı, sürekli üstüne basa basa söylediğim… 
Bu ligde sağ bek katkısının büyük bir ayrıcalık olduğu konusunda mini bir resital verdi bize. 
Maçın 90. dakikasında kendi ceza alanı önünde kestiği topu arkadaşına verdikten sonra yaptığı boş koşu, 
hemen arkasından da gol vuruşu ile… 
20’Lik gençlere taş çıkartırcasına bir iş yaptı.
Cebe’nin profesyonelliğe yakışır bir özel hayatı olsa gerek.
HAFTANIN DOKUNUŞU: FUAT ÇAPA (BOLUSPOR)…
16 Haftadır sahasında bileği bükülmeyen Giresun’un, 
16 maç sonrasında bileğini büken teknik adam oldu.
25. Dk’da geriye düştükleri maçın ilk yarısını 1-0 geride bitirmelerine rağmen 
durum 1-0 iken 46 ve 57. dakikalarda yaptığı değişiklerin hemen ardında 69’da beraberliği yakalayıp,
80’de öne geçmelerinde bu değişimlerin katkısını görmek mümkündü.
HAFTANIN EN DEĞERLİ GOLÜ: ADIS JAHOVIC (GÖZTEPE)…
90+2’Deki Eskişehir ağlarına yolladığı top, 
ilk 2 için rakip görülen Eskişehirspor’u yenmelerinin dışında, 
hem psikolojik hem de matematiksel kayda değer sonuçları olacak bir etkiye sahip oldu.
HAFTANIN KALECİSİ: FURKAN KÖSE (SAMSUNSPOR)… 
Geçen hafta G.B.Ş.B. deplasmanında talihsiz bir gol yiyen genç kaleci bu sefer sahalarında oynadıkları Altınordu maçında az ama etkili 2-3 pozisyonda kendini maçta tutarak tehlikeli pozisyonları çıkardı.
 Y.MALATYASPOR:3 MANİSASPOR:1

İki takımında ligde, BIRAKTIKLARI yerden devam ettiği bir skorla sonuçlanan bir 90 dk. oldu.

Y.Malatyaspor’un kadro istikrarının,
Manisaspor’un ise kadro istikrarsızlığının benzer şekilde devam ettiğini söylemek mümkün.
Malatya, Urfa deplasmanında başladığı 11 ile başlarken, 
Manisaspor bundan önceki 7 haftada olduğu gibi,
Yine 1 önceki hafta başladığı 11’den, 3 farklı isimle,
Oynamaya devam edenlerin de 4 farklı pozisyonda başladıklarına şahit olduk.
Demir maçının 4-3-3’ü de yerini 4-2-3-1’e bırakmıştı.
Benim dışarıdan başımı döndüren bu değişim,
Sahada yer alan oyuncularda nasıl bir etki yaratır artık siz düşünün.
Malatyaspor’un geçen sezondan bu yana İrfan hoca ile yükselen yıldızının rakip KARŞILAMALAR üzerine olduğunu kabul edecek olursak…
Manisaspor’un da şu şartlarda tek tutunacağı dal, defansif aksiyonlar kalınca..
Seyir zevki inanılmaz kötü bir maç çıktı ortaya.
Sadece seyir zevki mi?
Hayır tabii ki…
Kalitesi, temposu, ince İŞleri, taktik disiplini, karşılamaları, ofansif zenginliği, planları bakımından da çok sıradan hatta sıradan’ın bile hafif kalacağı bir 90 dakikaydı adeta.
Zaten yaş ortalaması 27,8 gibi oldukça yüksek kalan Malatyaspor’un, geçen sezondan bu yana planında TEMPO konusu, 
Olabildiğince aşağılara çekilmeye uğraşılan bir durumdu ki…
Bu maçta onların uğraşmalarına bile gerek kalmadan Manisaspor’un da tercih ettiği bir durum olunca…
Malatya idman maçı havasında ve güle oynaya rahat kazandı.
Malatya cephesinin uzun süredir süregelen saha içi bu PLANINA karşın…
Manisaspor’da PLANIN ne olduğu? 
Açıkçası maç boyunca anlaşılabilir durmadı.
Futbol adına uzun uzadıya konuşulacak bir durum yok.
Malatyaspor basit bir planla zirvede ve bundan sonra da olacak gibiyken,
Manisaspor için son yılların başlamadan biten ender TFF Lig macerası olmaya devam ediyor.
A.DEMİRSPOR:1 ELAZIĞSPOR:0

Anlaşılan bu sezon bu Elazığspor kadrosuna deplasmanlarda su yok, 
ekmek yok
Şimdilik çıktıkları 4 deplasmanda… 
3 Mağlubiyet, 1 beraberlik aldılar ve kalelerinde gördükleri 6 gole karşılık, rakip ağlara gönderdikleri gol sayısı sadece 2’de kaldı.
Aslında geçen sezonda da deplasman performansları, ligi bitirdikleri 5’liğin çok altında, 
17 Maçta, 17 puan ile maç başı 1 ortalama ile sonuçlanmıştı ama…
Bu sezon çıktıkları 4 deplasmandaki 1 puan ise 1’in bile altında, 
Hatta 0,25 gibi çok düşük bir orana GERİLEDİ.
Neden?
Kesinlikle Halil Akbunar etkisi. 
Halil’in geçen sezon bu Elazığ’da emeği az değildi.
İç sahada 3 maçının, 2’sini kazanamayan Demir’e yenilmelerinin altında da…
Demir’in, Elazığ üzerinde bir ev sahibi takım etkisinden çok,
Elazığ’ın bir deplasman takımı için olması gerekenin altında kalan, etkisizliğinin olduğunu kabul etmek gerekir.
Geçen haftada Manisa deplasmanında Demir’in oyununda, benzer hislere kapılmıştım ki…
Bir iç saha maçı adına Demir’in daha çok defansif aksiyonlar ve karşılamalar üzerine kurulu A planı, 
Muhtemelen Engin hoca Demir’de olduğu müddetçe benzer görsellikte devam edecek.
Maçın başlamasıyla ilk 6-7 dakikalık bir ev sahibi baskısı dışında,
Oyuna ve topa sahiplik konusunda Demir’in ısrarından bahsetmek şimdilik mümkün değil.
Rol model = geçen sezonun Adanaspor’u anlaşılan ama…
Demir kadrosu topla, oyunla ilişkileri yüksek oyunculara sahip bir takım. 
Bakalım bu iş nereye kadar GİDECEK…
Ya da GİDEMEYECEK.
Kendi adıma Demir’i hedefe götürme konusunda A planının defolu olduğu tarafındayım.
Elazığspor 2. yarı Demir kalesinde oldukça fazla pozisyon üretse de…
Yine topu 3 direk arasından geçirmekte zorlandı ve Demir kazanırken,
Elazığspor’un kaybettiği bir 90 dk. olarak sonlandı.
BANDIRMASPOR:0 ÜMRANİYESPOR:2

Ve Ümraniyespor yeni çıktığı ligde ilk galibiyetini Bandırmaspor 
karşısında aldı.
İşin aslı geçen sezon 1 alt ligde de ayni gurupta mücadele etmişler…
İki maçı da Bandırmaspor kazansa da… 
Ümraniye 15 puan farkla guruptan direk şampiyon olarak çıkmıştı.
Erkan Sözeri hafta başında Ümraniyespor’un yeni teknik direktörü olarak göreve getirilmiş ve bence her 2 taraf için de çok doğru kalmıştı ki…
Her ne kadar cezalı olduğu için sahanın içinde olmasa da… 
Erkan hocanın Ümraniyespor üzerinde elinin değdiğini hissetmek mümkündü.
Bandırmaspor tarafında ise… 
Bence takım içinde 11’de etkisi yüksek 4 oyuncunun kadro dışı kalması… 
Zaten zor olan işlerini daha da zora sokmuştu.
Önce ligin ilk haftalarında yabancı santraforları,
Ardından da Ümraniyespor maçı öncesi sol bek Serkan, kanat forvet Doğan Karakuş, diğer kanat forvet Yiğit Gökoğlan ve orta merkez Furkan gibi banko oynayan 4 ismin bu maçta yer almayışı…
Bandırma’da ki oyuna da skora da büyük etki yaptı.
Oysa hazırlık döneminde izlediğim Bandırma çok farklı işler çıkarabilecek ve benim bu sezon bu ligde sürpriz takım olabileceğine ihtimal verdiğim bir görüntüdeydi.
Anlaşılan konu sadece saha içindeki sportif taraf değil.
Erkan hoca da doğal olarak Ümraniye’de ufak tefek değişimler yapmış.
Mesela 1995 doğumlu, 61 forma numaralı Emircan Altıntaş tercihi karşılığını fazlasıyla verdi.
Emircan’ı hemen bir kenara not etmekte fayda var.
İlk Ümraniye maçında yine ilk Ümraniyespor golünün sahibi de şık bir vuruşla Emircan’dı.
Erkan Sözeri’li Ümraniye belli bir zaman sonrasında her takım için tehlikeli bir rakip olma yolunda hızla yol alacaktır.
Bandırmaspor’un ise sıkıntılı bir süreçte olduğu kesin.
Mesela bu hafta içinde 1 teknik direktör değişikliğine gitmeleri sürpriz olmaz.
DENİZLİSPOR:2 G.B.Ş.B:1
Bu sezonun Denizli kadrosunun, son 10 yılın EN Denizlispor kadrosu olduğunu daha önce söylemiştim.
Bu kadro çok şey yapmaya amade.
Biraz 4-1-4-1, biraz 4-3-3 gibi bir birinden ufak nüanslarla ayrılan dizilişle sahadaydılar.
Ev sahibinin daha istekli göründüğü maçta, oyun olarak iki takımdan birinin ağırlığı uzun süre hissedilmedi.
Sadece istekli, arzulu olan kazandı diyebilirim o kadar.
İkinci yarının başında kornerden gelen topta oluşan karambolde Denizlispor ilk golünü,
Hemen arkasından da sağ bek Alperen’in öne çıkarak kestiği topta Peroviç ile 2. golünü buldu. 
Doğal olarak ardından… Oyun da top da maç 0-0 giderken olmadığı kadar G.B.Ş.B’ye geçti.
Geçen hafta Samsun maçının kilidini açan sağ bek Yasin Palaz, yine sahneye çıktı.
Bu seferde bir penaltı kazandırdı takımına ve son 10 dk.da umut oldu.
Denizli’de Peroviç’in bence doğru bir santrafor,
G.B.Ş.B’de ise Kojic’in verimli bir kanat forvet olmadıklarını düşünüyorum.
G.B.Ş.B. her ne kadar bu maçı kaybetse de…
Bu sezon ilk iki ümidini yeşertecek, oyun ve oyuncu kalitesine kesinlikle sahip.
Denizlispor’un ise işi kesinlikle alt tarafla olmayacak.
SİVASSPOR:2 Ş.URFASPOR:0
Enteresan bir maç oldu açıkçası.
İki kadro arasında maliyet, kalite, derinlik olarak da kayda değer farkların olduğu gerçeğine rağmen,
Urfa’nın maça, Sivas’dan 1 puan ve 1 basamak üstte başladığının altını çizmekte fayda var.
6. Dk’da santrafor Batuhan’ın sakatlanmasıyla Urfa’da plan muhtemelen yerle bir oldu.
Artun’un santrafora, Fortes’in de Batuhan’ın yerine ama sağ kanada girmesiyle de… 
Belki de hafta boyu çalıştıkları formatın çok dışında bir senaryoya geçmek zorunda kaldılar.
İlk 45 dk. Sivas’ın baskısıyla, oyunun büyük bölümü Ş.Urfaspor’un yarı alanında geçti.
Duran toplarda ve hareketli oyunda Sivas’ın, Urfa kalesinde pozisyonlar bulduğuna da şahit olduk.
Tam ilk yarı bitecekken de…
Sivasspor’un arkasına sarkan Fortes’i, düşüren Oumarı… Takımını 10 kişi bıraktı.
1 Kişi fazlayla, 2. yarıda oyunda bende varım demeye hazırlanan Urfaspor’un dengesini bozan ise…
Duran bir topta gelen Sivasspor golü oldu.
66. dk.’da Sivasspor’u öne geçirmeyi başaran stoperleri John Boy’du. 
Kalan dakikalarda da Urfaspor’un sahadaki 1 fazlalığını verimli kullanamığını söylemek mümkün ve maçın bitimine dakikalar kala bu sefer Sivas’ın başka bir defans adamı…
Sağ bek Ahmet Cebe’nin golüyle de Sivasspor maçı 2-0 kazanmasını bildi.
Bir sezon önce Adanaspor’un şampiyonluğunun en büyük pay sahiplerinden biri olduğunu söyleyebileceğimiz Ergin Keleş’in,
Sivas’da ilk 8 haftada bıraktığı etkinin…
Kesinlikle ezber transfer hamlesinden geldiğini söyleyebilirim. 
Adanaspor’daki oyun ile Sivas’daki oyunun ne planı ne kalitesi ne de uygulanış şeklinin bir benzerliği yok.
Yani oyuncular kendilerine en uygun planda HER ŞEY olabilirlerken,
Tersine uygun olmayan şartlarda çoğu zaman HİÇ BİR ŞEY olmayabiliyorlar.
Sivasspor’un bu oyunu, şimdilik ilk 2 için yetecek seviyede değil ama…
Eldeki kadro fazlasını da vaat etmiyor değil.
GİRESUNSPOR:1 BOLUSPOR:2
Kim ne derse desin bu ligin en zor deplasmanlarının başında Giresun’u söylerim.
Hem de 25’li dakikalarda öne geçtikleri bir maçı, rakiplerinin çevirmesi kolay bir durum değildir.
Ayrıca son 16 maçtır kendi sahalarında mağlubiyetlerinin olmaması söylediklerimi kanıtlar nitelikte bir durumdur.
Boluspor, Giresun’da maçı öyle ya da böyle çevirdi.
Sezon başından bu yana Boluspor’a, ligin yukarıları için inanmasam da…
Onlar, sürekli beni mahçup etmeye devam ediyorlar ve Giresun maçı öncesinde de…
Puan bile çıkaracaklarını düşünmezken…
Bu zorlu deplasmandan galibiyetle dönerek, 
Lig 2.’liğine oturdular.
Ligde tuttuğum, inandığım kadrolardan biri de Giresun kadrosu ve 3 aşağı 5 yukarı klasik oyunlarını oynadılar.
Hatta 1-0 önde bitirdikleri ilk yarı sonrasında, 
Boluspor’un 2. yarının başında aldığı riskler karşısında, 
Farkı 2’ye çıkaracak pozisyonları da buldular aslında ama…
Bir türlü topu kaleye sokamadılar.
Arkası… Emre Kılınç ve Peopen resitali ile Boluspor’un galibiyetini getirdi.
Fuat hocanın dokunuşlarının etkisini de ıskalamamak gerek.
MERSİN İ.Y:1BALIKESİRSPOR:4
Mersin’den kısa periyotlarda, bir birinden çok farklı performanslar gelmeye devam ediyor.
Mesela ilk 2 hafta farklı mağlup olmuşlar,
Ardından zorlu 2 maçı kazanıp, 
3. Sünü berabere bitirmişlerdi.
Devamında sahalarında ağırladıkları Balıkesirspor maçıyla birlikte ard arda 3. mağlubiyetlerini aldılar.
Saha içinde sadece 1 90 dk.da bile benzer iniş – çıkışlarına rastlamak mümkün.
2 Hafta önce evlerinde G.B.Ş.B, 
Geçen hafta deplasmanda hatta Altınordu gibi bir rakibe karşı maçın ilk yarısında DAHA dururlarken,
60’Lar da yedikleri ilk golün ardından, sahada darmadağın olmalarını hayretle izledim.
İlk 8 haftanın, 5’in de kalelerinde 3 ve 3’ün üstünde gol gördüler ki.
Son 10 sezonluk TFF 1.Lig istatistikleri…
Sezon sonunda en fazla maç başı 3 ve üstü gol gören 3 takımın %100 düştüğüne işaret ediyor.
Bu konuda bu sezon Manisaspor’la yarışıyorlar.
Elbette daha derli – toplu ve belli bir plan dahilinde oluşturulan Balıkesirspor kadrosu rahat kazandı.
Sıkıntıları sadece ilk golü bulmakta oldu ki…
Aynen Altınordu gibi onlarda 60’larda golü bulduktan sonra, arkası iplik söküğü gibi geldi.
Bakemanga’nın kumaşı zaten belli ve bu maç ona moral motivasyon anlamında da iyi gelmiş olmalı.
Mersin’in işi gerçekten zor ve kulübün yaşadığı sıkıntılar, saha içinde inanılmaz kırılgan sportif bir manzara çıkartıyor ortaya.
Geçen hafta genç Tolga’dan bahsetmiştik.
Bu hafta yanına, 1993 doğumlu sağ bek Abdülkadir’i de eklemekte fayda var.
Bu sağ bek yokluğunda Abdülkadir her takımda İŞ çıkarmaya aday durdu.
SAMSUNSPOR:0 ALTINORDU:0
İşte bu Samsunspor’u çok tutuyorum ben.
Altınordu karşısında geçen sezonun Ümit hocalı zamanından ara kesitler seyretme imkanı bulduk.
Bu kadroda o kadrodan kayda değer sayı ve nitelikte oyuncunun olmadığını da eklemekte fayda var.
Haftanın en tempolu, en zevkli, en çata – pat maçı oldu.
Osman hocanın elinin değdiğinin ilk işaretleri olsa gerek.
Belki son zamanlarda çok kullanmaya başladım ama…
Eğer bu Altınordu PROJE takımıysa,
Bu ligin MECBURİYET takımlarının, Altınordu karşısında bu tip performanslarına şapka çıkarmak gerekir.
İki takımın özellerini bilmeyen birine şu maçı seyrettirip…
Hangisinin PROJE takımı olabileceğini sorduğunuzda, 
Pazar günkü oyun sonunda, Samsunspor’u işaret edenlerin,
Altınorduyu işaret edenlerden kesinlikle fazla olacağı tarafındayım.
Demek ki biz ancak MECBUR kaldığımızda, DOĞRU işler yapıyoruz.
Ya da başka bir bakış açısıyla;
Ne zaman yapmaya kalksak yanlış oluyor,
Bir şey yapmamak bile doğru kalıyor.
Sağ bek Canberk çok iyi göründü, 
Fatih – Ndıaye çok uyumlu ve verimlilerdi, 
Defansın önündeki Zola adeta son 2 sezonun Attamah’ını andırdı, M.Gürbüzerol ise o kadar istekliydi ki…
Samsunspor maçın 0-0 bittiğine bu oyun ve eforla kesinlikle çok üzülmüştür.
Bence ilginç bir istatistik… 
Samsunspor kendi sahasındaki 4 maçta da yenilmedi,
3 Beraberlik ve 1’de galibiyet aldı ancak daha da önemlisi 4 maçta kalesinde gol görmedi.
Ayni zamanda bu 0-0 Samsunspor’un üçüncü 0-0’ı ve ben 0-0’ların takımlar adına POZİTİF işaretler verdiğini düşünürüm.
Altınordu’ysa konu:
Kendi adıma Samsunspor konusunda ne kadar pozitif isem,
Altınordu konusunda bir o kadar negatifim.
Abdülkadir gibi bir oyuncuyu bile SIRADANLAŞTIRAN bir sistemin, projenin doğruluğunu her platformda ve herkesle tartışırım.
Zaten Hüseyin hoca da öndeki verimsizlik konusunda, geçen sezondan bu yana 1 adım alabilmiş değil.
Bu seferde arayış 4-3-3 ile oldu ama…
Sonuç yine yokkkkk…
GÖZTEPE:2 ESKİŞEHİRSPOR:1
Eskişehirspor’da bu hamle kimden geldi bilmiyorum ama…
Başları bu konuda bence iyi ağrıyacak ve yine bence ağrımalı da ki…
Yoksa her yanlış karar sonrası, maçları yarıda bırakacak takımların olacağını düşünecek olursak…
Ülkede her hangi bir maçın bitme ihtimali olacağını sanmıyorum.
10. Dakikada Es es kendi lehine bitirebileceği maçı, 
Semih’in kaçırdığı penaltıyla bitiremeyince…
Sonrası sürekli onların aleyhine giden bir maç halini aldı.
Süre ilerledikçe de… 
Eskişehir’den uzaklaşan maç,
Haliyle Göztepe’ye de yaklaşmış oldu.
Başından beri söylüyorum Alpay hoca ile bu işin mutlu sona ulaşma ihtimali bence SIFIR.
Bu haftaya kadar mağlubiyeti olmayan ES ES’in, 
Geride kalan 7 haftanın, 4 haftasını berabere bitirmesinin pek bir esprisi olduğunu düşünmüyorum.
Zaten bence İzmir’deki bu akıl tutulmasının ana nedeni de… 
Kadro kalitesi olarak bu ligde açık ara kafada olan bir takımın, 
İlk 7 haftada, 
Sahadaki ne yaptığını bilmez görüntüsünün birikimi olduğunu düşünüyorum.
Yoksa başka türlü akla mantığa uyan bir tarafı olmamalı.
Oynanan süredeki Göztepe için de bir kaç kelam etmekte fayda var ki…
Sahadaki Göztepe’nin, Eskişehir ile ilk 2 için rakip olduğunu da varsayarsak…
Bir çok pozisyonda, Eskişehir’in önünde olduğunu kabul etmek gerek.
Mesela Jahovic’in her geçen hafta sağı, solu ve arkasıyla daha uyumlu olduğu söylenebilir.
Çok orijinal işler çıkarıyor.
Kanat forvet Halil Akbunar’ın formu = şapka çıkarılacak cinsten,
Biraz daha Gökhan Karadeniz ve biraz daha 2 bek katkısı ile de bir kaç tık daha öne çıkmaları muhtemel.

Diğer Haberler

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir